Tabiat insanın emrine verilmiştir, madem onun kullanımına verilmiştir, intifa hakkı onundur istediği gibi kullanır diyoruz. Oysa insan, yüz milyon canlı türünden sadece bir tanesi. Börtü böceğin, kuşun hakkı var. Cenab-ı Hak onları da bizi sevdiği gibi seviyor, onlar da bir himmet. Dolayısıyla bu iştah bize sirayet etmemeli, imkanlarımız nispetinde tabiatla hemahenk olmak zorundayız.Çünkü insan tabiatla evrenle ahenk içinde olmazsa Allah’la ahenk içinde olamaz.
Her yerde ve her an ulaşılabiliyor olduğunuzda insanların evine hasır ve nasır oluyorsunuz. O zaman tefekkür derinleşme anları kayboluyor. Siz bir tarafta bir kitap okumaya çalışırken vız vız öten bir şey dikkatinizi alıyor. Kapatsanız da aklınız orada kalıyor. Bu da modern zamanda korkunç bir zihinsel sığlaşmayı beraberinde getiriyor. Şu anda her ev bir “uğultu değirmeni”.