Beyin kullanımına bağlı olarak gelişir. Kullanılan nöral sistemler daha baskın, kullanılmayanlar ise daha az baskın olur. Bir çocuk büyürken, beynin birçok sisteminin gelişmesi için uyarılması gerekir. Dahası, bu sistemlerin en iyi şekilde işleyebilmesi için kullanıma bağlı gelişimin belirli zamanlarda meydana gelmesi gerekir. Bu 'hassas dönem' kaçırılırsa, bazı sistemler asla tam potansiyellerine ulaşamayabilir.
Beyin tarihsel birikim yapan bi organdır. Kişisel öykülerimizi depolar. Yaşam deneyimlerimlerimiz, davranışlarımızı bazen bilinçli olarak fark edebildiğimiz ama daha ziyade farkındalığımızın ötesinde olan süreçler aracılığıyla beynimizin şablon anıları kataloğunu yaratarak bizim kime dönüşeceğimizi şekillendirir.
Asgari düzeyde, yeni ve bilinmeyen bi aktivite örüntüsüyle karşılaştığımızda , daha fazla dikkat kesiliriz. Beynin bu noktadaki hedefi daha fazla bilgi edinmek, durumu incelemek ve ne kadar tehlikeli olabileceğini belirlemektir. İnsanlar hep diğer insanların karşılaştığı en tehlikeli hayvanlar olduklarından, insanların ses tonu, yüz ifadesi ve beden dili gibi sözel olmayan tehditkar unsurlarını yakından gözlemleriz.
Çocuklar dünyaya dirençli olarak gelmezler, onların öyle olmaları sağlanmalıdır. Gelişmekte olan beyin hayatın erken dönemlerinde hem iyi, hem de kötü deneyimlerle kolaylıkla şekillenebilir ve bu dönem çocukların onlara karşı en hassas oldukları zamandır.