Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sürekli bir hareketin içinde olmazsak sıkılıyoruz. Hayatımızda yer açtığımız her şeyin bizi eğlendirmesi, hayat ve insan hakkında düşünmekten alıkoyması gerekiyor. Kendimizden de insan olmaktan da insanı düşünmekten de kaçmaya çalışıyoruz. Böyle bir hayata kodlandık. Hiçbir şey canımızı acıtmasın istiyoruz, içimize dokunmasın, özümüzü bize hatırlatmasın.
Yaşadığımızı nasıl hissedeceğiz peki?
Bir şeyler içimize dokunmalı, insan doğrudan insan olmakla ilgili o sancıları çekmeli. Ancak böyle olursa bir kalp sahibi olunur. Ancak böyle olursa bir insaf, bir izan, bir idrak oluşur insanda. ..................................................................................Eğlenmek,vakit geçirmek, ihtiraslarımızın elinde oyuncak olmak için gelmedik dünyaya. Bunun için gönderilmedik. Kendi hakikatimizi aramak, bunun kalp yükünü taşımak için geldik. Bu derde gönüllü olmak durumundayız. İçimizde yaşamaya devam eden, içimize sıcaklık veren ne varsa onları da bu şuurla yaşatmak zorundayız. Güzelliğimizi, iyiliğimizi, inceliğimizi kaybedersek hayatiyetimizi de kaybederiz. Gökhan Özcan , Hakikatin Bedeli, Yeni Şafak