Bir hata yaptığımızda şeytan bazen de farklı bir biçimde gelir ve der ki: "Nasıl böyle bir hata yapabildin? Bakalım şimdi Allah'tan hangi yüzle özür dileyeceksin? Kendinden utanmalısın." Şeytan burada insanî bir eğilimimiz olan utanç duygusundan yararlanır. Utanacak bir şey yaptıysanız; öğretmeninizi yahut ebeveynlerinizi, büyüklerinizi, patronunuzu hayal kırıklığına uğrattıysanız onlarla göz teması kurmaktan kaçınır, yüz yüze gelmek istemezsiniz. İnsan bir günah işlediğinde şeytan bu eğilimimizi kullanarak istiğfar etmemizi geciktirmek için uğraşır. Çünkü istiğfar etmek için Allah'la konuşmak, O'na dönüp hatayı itiraf etmek, "Allah'ım, ben şu şu işleri berbat ettim." demek gerekir. Şeytan bunu bir avantaja dönüştürerek istiğfar etmemizi geciktirir.
De ki: “Eğer Rabbimin sözlerini yazmak için deniz mürekkep olsaydı, kesinlikle Rabbimin sözleri tükenmeden deniz tükenirdi, bir misli de yardımcı getirsek bile.
De ki: “Ben sırf sizin gibi bir insanım, ancak bana şöyle vahyolunuyor: İlahınız, ancak bir tek ilahtır.
Onun için her kim Rabbine kavuşmayı arzu ederse, güzel bir amel işlesin ve Rabbine yaptığı ibadete hiçbir şirk karıştırmasın.”
Kehf/109-110
Allah (cc) bizi samimiyetle O'nun sözlerine tutunanlardan ve bu sözlerle yaşayabilenlerden eylesin. Allah (cc) bizleri Hakîm olan Kur'an'ı ile mübarek kılsın, ayetlerinden ve hikmetli zikrinden faydalanmayı nasip etsin.