Ruhun Dirilişi

Sezai Karakoç
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 59 dk.
Sayfa Sayısı:
176
Basım Tarihi:
Eylül 2023
İlk Yayın Tarihi:
1974
Yayınevi:
Diriliş Yayınları
ISBN:
9786057371041
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

^ Ruhun Dirilişi ^
8/10
·176 syf.··
2025 6. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 28 Mart 2025 17:04
Kitap, bireyin ruhsal çöküşünü, varlık mücadelesini ve içsel dirilişini anlatan bir hikâye üzerinden insanın içsel yolculuğunu ele alır. Eserde, insanın toplum ve kültürle kurduğu ilişkiler, varoluşsal bir sorgulama ve yeniden doğuş arayışı çerçevesinde dile getirilir. Ruhun dirilişi, bir anlamda insanın içindeki potansiyeli yeniden keşfetmesi ve özüne dönüşü simgeler. Karakoç’un dili, oldukça yoğun ve semboliktir. Modern bireyin kimlik bunalımını ve anlam arayışını işleyen eser, felsefi derinliği ile dikkat çeker. Kitap, Batı kültüründeki bireysel boşluk ve yalnızlıkla yüzleşen insanın, doğu felsefesi ve mistisizminden aldığı öğretilerle kendini yeniden bulma sürecini işler. Ruhsal bir uyanış ve toplumsal bir eleştiri olarak okuyabileceğimiz bu eser, Türk edebiyatının modernleşme sürecindeki önemli kilometre taşlarından birini oluşturur. Karakoç, bu kitapta çağın bireysel ve toplumsal problemlerine dair derin sorgulamalar yaparak, okuyucuya yeni bir bakış açısı sunar. Ruhun Dirilişi, aynı zamanda Sezai Karakoç'un insanın varoluşsal sorularına dair sürekli bir arayış içinde olduğunu, şiir ve düzyazıyı iç içe kullanarak farklı anlatı yöntemleriyle derin bir anlam dünyası yarattığını gösterir.
Alıntı
Ruhun DirilişiSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20232,241 okunma
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mart 2025 00:00
Kendimin bir diriliş eri olduğuma inanıyorum. Bir Diriliş Cephesi bulunduğuna ve kendimin de o cephede bir savaş adamı olduğuma, olmam gerektiğine inanıyorum. Bu nasıl bir savaştır? Topla, tüfekle, bombayla, molotof kokteyli veya füze, nükleer silâh veya gazla yapılan savaş olmaktan önce ve öte, bir ruh savaşıdır. Ruhlar arasında olan bir savaştır. Bu savaşlarda bedenlerden, maddî vücutlardan Önce ruhlar, manevî vücutlar, yani varoluşlar düşer, tutsak olur, yenilgiye uğrar. Ya da tersine düşürür, tutsak eder, yenilgiye uğratır. Bu bir zihniyet savaşıdır. Karayla akın savaşıdır. Bu bir hayat tarzı, dünya görüşü, yani bir medeniyet savaşıdır. Bedenimin, maddî vücudumun, benliğimin özü olan ruhumun bir aleti, bir kemanı, bir silâhı, bir donatımı olduğuna inanıyorum. Düşmanı 12′den vurmak için kullanılan bir silâh. Batı medeniyetinde “insan insanın kurdu” iken Doğu medeniyetinde insan, insanın en büyük derdidir. Bu yüzden Son Nebi, insanlar iman etmediği için dertlenmiş birçok sıkıntılar çekmiştir. Hâsılı kelam, ruhun beslendiği kaynaklar ilahi Belgelerdir. Ruhunu arıtmak, diriltmek için her insan, üstüne çöken günah, kir, dünyevileşme tuzaklarına karşı kendi “dağ”ına çıkmalıdır. Kendi zamanın dışına çıkabilmeli ve oradan kendini izlemelidir. Başını kaldırıp gökyüzüne bakmalı, ayı, yıldızı, güneşi, semanın derinliğindeki muazzam trafiği hayranlıkla tefekkür etmelidir. İnsan, gök ile yer arasında durması gereken yerde (anlamlı olduğu yerde) yani Allah’ın dur dediği yerde durmalıdır. Bu yerde duran insan diriliş eridir. Diriliş eri medenileşir fakat denileşmez. O, ölümü medeniyet haritasına kalın çizgilerle çizen kişidir. İnsan ruhunun öldüğü veya asıl yerinden edildiği her çağda, insana bu ruhu bahşeden ilahi Güç, nübüvvetle insanlık tarihine bir müdahalede bulunarak
Alıntı
Ruhun DirilişiSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20232,241 okunma
Sezai Karakoç'un eserlerini okumayan çok şey kaybeder.
10/10
·176 syf.··
2025 25. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Eylül 2025 17:47
Kalemiyle tanışmakta çok geç kaldığım bir yazar Sezai Karakoç. Eserlerini daha önceden nasıl okumam diye kendime kızmadan edemiyorum. Birçoğumuz belki de onu daha çok "Monna Rosa" şiiriyle tanıyor ve biliyor olsak da aslında o da Mehmet Akif gibi İslami kimliğiyle tanınan büyük bir mütefekkirdir. Ve onun islami kimliği “Diriliş” kavramı ekseninde döner. 1960 yılında çıkardığı "Diriliş" dergisiyle ve yazdığı "İslam'ın Dirilişi" "Ruhun Dirilişi" "Diriliş Muştusu" ve "Diriliş Neslinin Amentüsü" eserleriyle "Diriliş Felsefsini" sürekli ele aldığını da burada görebiliyoruz. Peki Sezai Karakoç için "Diriliş" kavramı veya "Diriliş Felsefesi" neden bu kadar önemli? Ona göre “Diriliş” ümmetçe bir yeniden doğuştur. Bu yeniden doğuş İslamın doğduğu çağa yani saadet asrına dönüşle mümkündür. Bu dönüşümü sağlamada sanata ve sanatçıya çok iş düştüğünün bilincinde olan Karakoç, şiirlerinin ve yazılarının çoğunu bu doğrultuda kaleme almıştır. Okuduğum bu ilk kitabıyla beni kendine hayran bırakan Sezai Karakoç'u anlatmak, anlatabilmek inanın mümkün değil, haddim de değil. O yüzden siz de çok daha fazla geç kalmadan Sezai Karakoç'la ve onun mükemmel kalemiyle tanışmalısınız. Size kesinlikle iyi gelecektir.
Edebiyat
Ruhun DirilişiSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20232,241 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2026 45. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 18:09
Kitabı çok beğendim. Yazar değindiği her noktayı o kadar iyi açıklamış ki... İslam’ı bu kadar güzel ve duru anlatan nadir yazarlardan biri bence. Yazıları inanılmaz net ve açıklayıcı. Her Müslümanın kitaplığına ekleyip okuması gereken bir eser.
1000Kitap
Ruhun DirilişiSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20232,241 okunma
Uyanış
10/10
·176 syf.··
2025 13. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2025 00:00
Ruhun ölümü; İnsanın kendisini yaratıcıdan mahrum bırakması, Kainatta yaratıcının tecellilerini görememesi, İnanmak istediği hayalde ısrar edişi, Pınarı kaynağından bilmemesi, Hakikati gölgeden ibaret sanması, Allah’tan kaçışı, . . . Eserin ilk bölümünde ruhun ölümünü ,kendini hakikatten uzak tutan insana atıfta bulunan yazar , daha sonra ruh , dirilme, ölüm gibi konular hakkında doktrinler ve izmler üzerine düşünce içinde olan batılı düşünürlerin kendi kurdukları hakikati topluma aksettirerek onları bir hayale çivileme çabasında oldukları ve toplumu buna sürüklediklerinden bahsedip ve bu hakikate tapan insanların çokluğundan bahsedip , bunu düşünerek umutsuz olmayıp bu izmlerin hakkından gelicek diriliş erlerinden ve hakikati islamın şeairi olan Kuran ayetleri ve peygamberler sözlerininin müjde ve kurtarıcı olduğundan baharın geleceğini okuyucuya kendine özgün kalemiyle okuyucuya yansıtıyor. İnsanın anlamı, tapınma, yaratılış sırrı , inanç ve inanmanın bir müjde olduğunu … tanımlıyor. Beni en çok etkileyen son kısım olan ölümden sonraki kalkış , hakikatte ölümün bir son oluş değil, tıpkı anne karnında olan bir bebeğin kendi dünyasının bundan ibaret bilip onun dünyaya gelmesi kendi nezdinde doğum gibi gözüksede, farklı bir açıdan bakacaksak olursak dirilme yönünü ortaya çıkaracaktır.Bu bakış açısı ölümü dirilmeye eş tutacaktır.Arka planda ölümün bir vaadi olan cennet ve cehennem hayatı insanın dünya sermayesindeki ekinleri onu hangi adrese götüreceğini tayin etmesine yine kendi iradesiyle karar vereceğini belirtmiştir. Vaadi cennet olan ahiret hayatına hazırlık , dünya tarlasında Allah’ın kerih gördüğü şeylerden uzak güzel gördüğü şeylere yakın olmaktan geldiğini bilmek hayat ve ölümün sırrına vakıf olan bir insanın, delili Kuran olan ahiret
Duygu ve Düşünce
Ruhun DirilişiSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20232,241 okunma
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2025 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2025 17:12
Sezai Karakoç cümleleri ile hiçbir kişisel gelişim kitabının yapamadığını yapıyor! Kalpteki ağrıyı, ruhtaki yorgunluğu alıp götürüyor. Sezai Karakoç cümlelerini okumayı çok seviyorum, iyileştiriyor beni. İyi ki bu kitabı ile tanışmış, okumuşum. Çok beğendim ve herkese tavsiye ederim. yaren önerisi ile okudum bende. Yaren’e bu kitabı önerdiği için çok teşekkür ederim.
Deneme
Ruhun DirilişiSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20232,241 okunma
Puan vermedi·174 syf.·
2023 17. kitabı
‘Sevgili En Sevgili Ey Sevgili Uzatma dünya sürgünümü benim!..' En güzel şiirlerinden birinde bu şekilde seslenmiştir en sevdiğine Sezai Karakoç. 1933 yılında başlayan kendi ifadesiyle dünya sürgünü, ardında layıkıyla yaşanmış örnek bir hayat bırakarak 2021 yılı kasım ayında son bulmuştur. Türk edebiyatının en etkili şairlerinden biri olan Sezai Karakoç, hayatı boyunca kendini bir diriliş neferi olarak görmüştü. Bir savaşın içindeydi ve bu savaşta kullanacağı en büyük ve en etkili silah kalemiydi .Çünkü bu savaş, topun tüfeğin bile, kalemin karşısında aciz kaldığı bir zihniyet ve medeniyet savaşıydı. O da en güzel cümlelerini, en etkileyici şiirlerini, İslamın ve müslümanların yeniden dirilişi uğruna söyledi. Arkasında diriliş neslinin yolunu aydınlatacak nice kıymetli eser bırakarak ayrıldı dünyadan. Ruhun Dirilişi en çok okunan fikir kitaplarından biridir.Toplam on iki yazıdan oluşmaktadır.Kitap, ismini ilk yazının başlığından almıştır. Sezai Karakoç’a göre insanlığın ruhu kimi zaman ölümün ufuklarında, kimi zaman da dirilişin ufuklarında gezer.Kimi zaman ruhta yer yarılır, gök sarsılır, dağlar devrilir. Böyle zamanlarda yine onun ifadesiyle ruh, kendi cehennemine düşmüştür, insanlık kendi cehenneminde kavrulmaktadır. Kimi zaman da bir genişlik ruha sükunet verir. Ruhun dirilişi insanı sevinçten sevince taşırken, ruhun ölümü sıkıntıdan sıkıntıya çekmektedir.İnsanlığın diriliş çağlarında ufukta peygamberler, veliler, imamlar görünmekte; vahiy, ışığıyla tüm dünyayı aydınlatmaktadır. Bu çağlar, doğruluğun, erdemin, adaletin, zikrin, secdenin ruha genişlik verdiği aydınlık çağlardır.Nemrutların, firavunların, tiranların toplumu ezdiği çağlar ise ruhun öldüğü çağlardır. Nietzsche gibi, Marx gibi 19.yüzyıl filozofları da bu
Ruhun DirilişiSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20202,241 okunma
8/10
·174 syf.··
2026 44. kitabı
·
65 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 19:24
Arkadaşlar selamünaleyküm, bugün biraz ağır ama bir o kadar da içimize dokunan bir kitaptan bahsetmek istiyorum: Sezai Karakoç’un Ruhun Dirilişi. Öyle eline alıp iki dakikada bitirip kenara atacağın bir metin değil (70 gün sürüyor gördüğünüz gibi) bu; hani bazı kitaplar vardır ya, her cümlesinde durup bir sigara yakasın ya da pencereden dışarı bakıp 'biz ne yapıyoruz bu hayatta?' diye düşünesin gelir, işte tam olarak öyle bir eser. Karakoç aslında bize şunu diyor: Etrafına bir bak, herkes yaşıyor gibi görünüyor ama aslında ruhlar komada. Modern dünya bizi öyle bir hapsetmiş, öyle bir eşya kölesi yapmış ki; kendi özümüzü, o asıl dirilişi unutmuşuz. Kitap boyunca 'diriliş' kavramını sadece dini bir terim gibi değil, bir varoluş mücadelesi gibi anlatıyor. Batı’nın maddiyatçılığına karşı, Doğu’nun o derin ruhunu yeniden canlandırmamız gerektiğini öyle bir savunuyor ki, okurken insanın içindeki o uyuyan dev uyanmaya başlıyor. Dili biraz yoğun, kabul ediyorum; hani 'şiir gibi düz yazı' derler ya, tam karşılığı bu. Ama o yoğunluğun içinde öyle bir hakikat var ki, sabredip okuduğunda zihnindeki taşlar yerine oturuyor. Eğer sadece sayfa çevirmek değil de, ruhuna bir format atmak, o tozlanmış rafları havalandırmak istiyorsan bu kitap tam aradığın şey. Kısacası beyler, hanımlar; kendimize gelmemiz için önce ruhumuzun dirilmesi şart, Karakoç da bunun yol haritasını çizmiş. Mutlaka bir şans verin derim.
Felsefe-Düşünce
Ruhun DirilişiSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20202,241 okunma
9/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2021 57. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2021 02:39
Bu gün sizlere  "Ruhun Dirilişi" kitabı ile geldim. Yazarı yeni okumaya başlayan biri olarak şunu belirtmek isterim öncelikle bu kitap hadi okudum bitti deyip, kapağı kapatılacak bir kitap değil. Her bölümü, her satırı ile düşündüren, sorgulatan bir eser. Zira ; Her zaman tapınma ihtiyacı duyan, varoluşuna anlam arayan insanın tapınış serüvenini gözler önüne sererek, insanlığın hâlini bizlere gösteriyor Karakoç. Eserin içerisinde birbirinden güzel konulara ait on iki başlık mevcut : Ruhun Dirilişi Dağ Çağrısı Hazreti Yusuf'un Düşü Allah ve İnsan Tapınma Ağaçlar ve Mezartaşları İnsanın düşmanları ve Şeytanın Köleleri Geçmişte ve Geleceklere Doğru İnanç Gökle Yer Arasında İnsanın Anlamı Yaratılış Sırrı Allah'a İnanma  Bir Müjdedir. Ölümden Sonra Kalkış. #alıntı : "Dünyanın her tarafından yükselen sesler, İslâm'ın yeni bir çiçeklenmesinin ilk haberleridir. İslâm yeniden çiçeklenecek ve dünyanın kurtarıcısı olacaktır. Dünyanın kurtuluş dini odur." #alıntı : İnsan, yaratıldı yaratılalı kendi anlamını ara­yan yaratık. Arayan, arayan, bulamadığı zaman bile arayan, bulduktan sonra da arayan, bulama­dığına aklı kesince kendine şu veya bu tarzda, şu veya bu dil ve semboller içinde bir anlam yakıştı­ran, fakat sonunda bu anlamla da yetinemeyen, bu kez kendi anlamını çevresinde arayan, çevre­nin, yani kendini çevreleyen evrenin, ayın, yıldız­ların, güneşin, uzayın, zamanın ve mekanın, eşya­nın, varoluşun anlamını arayan ve bu aramasına bir türlü ara vermeyen, durmadan arayan, içinde bulunduğumuz çağda da aramasını durdurmamış bulunan, ilerdeki çağlarda da bu arayışı uzatmaya niyetli görünen bir yaratık. Benden bu kadar. Sağlıcakla ve kitapla kalın.
Din
Ruhun DirilişiSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 19952,241 okunma
Puan vermedi·174 syf.··
2020 9. kitabı
Ruhun dirilişi.. On iki bölümden oluşan ve sanki kitap okumak değil de,yazar karşınıza oturmuş Bi şeyler anlatıyor ve siz sorguluyor,düşünüyor ve eleştiriyorsunuz gibi.Kitap bitene kadar bu his içinde okudum desem yeridir. Kitapta teknik bilgiler,teoriler oldukça fazla.bunları öğrenince sorgulamak istiyorsunuz istemsizce ...her cümlesinde ayrı düşünüyor Sezai Karakoç. En çok etkilendiğim bölüm "Allaha inanma bir müjdedir"bölümü. En büyük müjde diyor yazar,en büyük mujdemiz Allah in varlığıdır.ve sonra ekliyor.. Insanın dirilişi bir mujdedir. Müslüman olmak bir mujdedir ... Velhasıl,iyi okumalar dilerken insanligin dirilisi kitabına geçebilirim :))
Ruhun DirilişiSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20202,241 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Sezai KarakoçYazar · 88 kitap
Babası Yasin Bey orta halli bir tüccar olup I. Dünya Savaşı'nda Kafkasya Cephesi'nde çarpışırken Ruslara esir düşmüştür. Dedesi Hüseyin Bey de Plevne Savaşı'na katılmış, Gazi Osman Paşa'nın teşekkürünü kazanmıştır. Annesinin ismi ise Emine idi ve ev hanımıydı. Ahmet Sezai Karakoç İlkokul eğitimini 1938-1944 yılları arasında Ergani'de tamamladı. 1944 yılında sınavlara girip Maraş Ortaokulu'nda parasız yatılı olarak okumaya hak kazandı. 1947-1950 yılları arasında lise eğitimini yine parasız yatılı olarak Gaziantep Lisesi'nde tamamladı. Lise eğitimi boyunca Felsefe dersine ilgi duydu ve Felsefe okumaya karar verdi. Üniversite eğitimi için İstanbul'a geldi. Babası onun ilahiyat fakültesinden mezun olmasını istiyordu. İmkanları dahilinde eğitimine devam edebileceği yatılı tek bölüm Siyasal Bilgiler Fakültesi idi. Üniversite sınavlarına hazırlanırken kazanamama ihtimalini de göz önüne alarak her ihtimale karşı Felsefe bölümüne kayıt yaptırdı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini kazanarak başladığı yüksek öğrenimini 1955'te fakültenin Maliye Bölümünden mezuniyetle tamamladı. Altan Öymen'le aynı dönemdendi. Mecburi hizmet sebebiyle Maliye Bakanlığında Hazine Genel Müdürlüğü Dış Tediyeler Muvazenesi bölümüne atandı. Daha sonra Maliye Müfettişliği sınavına girdi ve sınavı kazandı. 11 Ocak 1956'da müfettiş yardımcılığı görevine başladı. 1959 yılında İstanbul'da gelirler kontrolörü oldu. Bir ara Ankara'ya çağrılıp Yeğenbey Vergi Dairesi'nde görevlendirildiyse de kısa bir müddet sonra yine İstanbul'daki görevine döndü. Görevi icabı Anadolu'yu çok gezdi ve birçok il ve ilçeyi inceleme, tanıma fırsatı buldu. 1960-1961 yıllarında yedek subay olarak yaptığı askerlik görevinden sonra İstanbul'daki görevine kaldığı yerden devam etti. 1965'ten 1973'e kadar birçok kez istifa etti. 1973'ten sonra da hiçbir resmi görev almadı. İstanbul'da Diriliş Yayınları ve "Diriliş" dergisini kurdu. 1990 yılında "güller açan gül ağacı" amblemiyle Diriliş Partisini kurdu. Yedi yıl partinin genel başkanlığını yürüttü. Ancak bu parti 19 Mart 1997'de üst üste iki genel seçime girmediği için kapatıldı. 2006 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü ile ödüllendirildi. Bakanlığa, ödülün para kısmının kültür sanat işlerine harcanmasını, diğer kısmınınsa posta ile bildirdiği adrese yollanmasını rica ettiği bir mektup yolladı. 2007 yılında Yüce Diriliş Partisini kurdu ve partinin genel başkanlık görevini yürütmüştür. 2007 yılının Nisan ayından ölümüne kadar her cumartesi akşamları, Yüce Diriliş Partisi İstanbul İl Başkanlığında değerlendirme konuşmaları yapmıştır. Bu konuşmalar partinin internet sitesinden canlı olarak yayınlanmıştır. Karakoç, 2011 yılında Cumhurbaşkanlığı Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü fakat kendisine verilen plaket ve para ödülünü reddederek bu ödülü almaya gitmedi. 16 Kasım 2021'de yaşlılığa bağlı geçirdiği kalp krizi sebebiyle İstanbul'daki evinde öldü. 17 Kasım günü Şehzadebaşı Camisi'nde kılınan ikindi namazına müteakip aynı caminin haziresine defnedildi. Eserleri Şiir - Şiirler I (Monna Rosa) - Şiirler II (Şahdamar-Körfez-Sesler) - Şiirler III (Hızırla Kırk Saat) - Şiirler IV (Taha'nın Kitabı, Gül Muştusu) - Şiirler V (Zamana Adanmış Sözler) - Şiirler VI (Ayinler/Çeşmeler) - Şiirler VII (Leylâ ile Mecnun) - Şiirler VIII (Ateş Dansı) - Şiirler IX (Alınyazısı Saati) Gün Doğmadan (Toplu Şiirler) Çeviri Şiir - Batı Şiirlerinden - İslâmın Şiir Anıtlarından Deneme - Edebiyat Yazıları I Medeniyetin Rüyası Rüyanın Medeniyeti Şiir - Edebiyat Yazıları II Dişimizin Zarı... - Edebiyat Yazıları III Eğik Ehramlar Düşünce - Ruhun Dirilişi - Kıyamet Aşısı - Çağ ve İlham I-II-III-IV - İnsanlığın Dirilişi - Diriliş Neslinin Âmentüsü - Yitik Cennet - Makamda - İslâmın Dirilişi - Gündönümü - Diriliş Muştusu - İslâm - İslâm Toplumunun Ekonomik Strüktürü - Düşünceler I-II - Dirilişin Çevresinde - Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi I-II-III - Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı I-II - Samanyolunda Ziyafet - Unutuş ve Hatırlayış - Varolma Savaşı - Çağdaş Batı Düşüncesinden - Çıkış Yolu I-II-III İnceleme - Yunus Emre - Mehmet Âkif - Mevlânâ Tiyatro - Piyesler I - Armağan Hikâye - Hikâyeler-I Meydan Ortaya Çıktığında - Hikâyeler-II Portreler Günlük yazılar - Farklar - Sütun - Sûr - Gün Saati - Gür Röportaj - Tarihin Yol Ağzında - Unutuş ve Hatırlayış - Çıkış Yolu I - Çıkış Yolu II - Çıkış Yolu III Belgesel - Gün Doğmadan