Adı:
Ruhun Dirilişi
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
174
Format:
Karton kapak
ISBN:
2880000061861
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Diriliş Yayınları
........

Kendimin bir diriliş eri olduğuma inanıyorum.

Bir Diriliş Cephesi bulunduğuna ve kendimin de o cephede bir savaş adamı olduğuma, olmam gerektiğine inanıyorum.

Bu nasıl bir savaştır? Topla, tüfekle, bombayla, molotof kokteyli veya füze, nükleer silâh veya gazla yapılan savaş olmaktan önce ve öte, bir ruh savaşıdır. Ruhlar arasında olan bir savaştır. Bu savaşlarda bedenlerden, maddî vücutlardan Önce ruhlar, manevî vücutlar, yani varoluşlar düşer, tutsak olur, yenilgiye uğrar. Ya da tersine düşürür, tutsak eder, yenilgiye uğratır.

Bu bir zihniyet savaşıdır. Karayla akın savaşıdır.

Bu bir hayat tarzı, dünya görüşü, yani bir medeniyet savaşıdır.

Bedenimin, maddî vücudumun, benliğimin özü olan ruhumun bir aleti, bir kemanı, bir silâhı, bir donatımı olduğuna inanıyorum.

Düşmanı 12′den vurmak için kullanılan bir silâh.

.........
Kitabı okurken kendimi zamanın nasıl aktığını anlamadığım bir sohbette gibi hissettim.
İnsanı tokatlayan , hayatını sorgulattıran bir sohbet.

Öncelikle bir şairin kitabını okuduğunuzu cümlelerin muhteşemliğinden , etkileyiciliğinden anlıyorsunuz.

Genelde bu tarz denemeler ruhumu daraltan bir süre sonra okumak için kendimi zorladığım kitaplardır.
Nefs emirden, yasaklardan, hataların yüzümuze vurulmasından hoşlanmıyor malum.
Bana en faydalı olan kitapların onlar olduğuna içtenlikle inansam da, çok istikrarlı bir insan değilim galiba hep yenik düştüm.

Tabi ki bu kitaba dek.

Burda size nasıl bir müslüman olmanız gerektiğinden bahsediyor yazar.
Ama bunu o kadar güzel bir üslupla yapıyor ki kendinizi kitaba kapılmış buluyorsunuz.

İnsanlığın varoluşundan sonuna değin bitmek bilmeyen teorilerden,sorulan sorulardan aranan cevaplardan ,Roma medeniyetinin saymakla bitmeyen sahte Tanrılarından, Mısır'ın Tanrı rolüne bürünmüş zalim firavunlarından ve tabi ki tüm bu kurmaca düzenin feci sonuna değiniyor yazar.

Nietzsche, Camus, Sartre, Tolstoy gibi devrine adını yazdırmış bir çok yazarın da dahil olduğu bu arayışların boşluktan ibaret olduğunu güzel üslubuyla anlatıyor bize.

Gerçek, İbrahim'e dokunmayan ateşteydi, gerçek, kuyunun dibinden Mısır'a sultanlığa götüren o talihteydi.
Gerçek, her bir parçası dört tepeye dağıtılmış o kuşun ilahi bir emirle beşinci tepeye canlanarak gelmesiydi.

Tek bir gerçek vardı ve gerisi sadece uzayda istikameti , amacı belli olmayan taşlardı.

Onların iddia ettiği olmayan Tanrı , aslında yine onların yok ettikleri ruhlarıydı.

Çünkü inançsız bir insan , bir cesetti.

Gecenin , gündüzün, açan bir çiçeğin, aldığın her soluğun, gözünün gördüğü ne varsa hepsinin İslam müjdesini haykırdığı
bu dünyada yalana inanmak insanın kendisini inkarıdır.

İslam başlı başına bu insanlığa verilmiş en büyük müjdedir.

Ve onu layıkıyla taşımak her mahlukatın görevidir.

Yazarın da dediği gibi bir gün o büyük diriliş günü gelecek.
Gelecek bir gün.
Sezai Karakoç'un bir kitabını incelemek zor oldu benim için. Yazar, farklı konularda tespitlerde bulunup ,öyle güzel duygulu bir tarzda ifade ediyor ki düşüncelerini ,incelemem de aynı duyguyu yakalayamamaktan çekindim. kitap 12 bölümden oluşuyor .1. ruhun dirilişi 2.dağ çağrısı 3.Hz Yusuf'un düşü 4.Allah ve insan. 5.Tapınma 6.Ağaçlar ve mezar taşları 7.insanın düşmanları ve şeytanın köleleri 8.Geçmişte ve geleceklere doğru İnanç 9. Gökle yer arasında insanın anlamı 10.Yaratılış sırrı. 11. Allah'a inanma bir müjdedir 12 ölümden sonra kalkış

1. Bölümde Tanrı ölmüştür diyen Nietzsche ve bu ruhu öldüren Marx'ın yanıldıklarından bahseder. Ruhun dirildiği çağlarda bize armağan edilen Kur'an 'ın Diriliş çağrısına şahit olan bütün belgelerin tek dayanağı olduğunu bildirir. O'na göre tarih; Kur'an'dan gelen Kevser'le abı hayatla yıkanacak ve dirilecek, insanlığın üstünde ruhun diriliş lambası yeniden yanacaktır .

Dağ 'ı bize, bazen ;Musa Aleyhisselam'ın Tanrı ateşini gördüğü yücelik, bazen Hira Ülkesi ,bazen Hz İbrahim'in erdiği mağara ,bazen de Hz İsa'nın masumluğunu vaaz eden dağ olarak gösteriyor .
Hz Yusuf'un düşünde ;peygamberlerin hasat çizgilerini Hz Yusuf'un hayat serüveninde izliyoruz , hicretle başlar gidiş ,fetih ile biter dönüş .
Allah ve insan bölümünde Sezai Karakoç ;"çağın kimyasıyla yakılmış olan ciğerine çekmeli Allah'a inanma aşkını insan "derken ;ölü toprağın yağmurda dirilişi yerin baharda yeşillenmesi gibi ,ölü insan ruhunun Allah'a inanmakla dirileceğini söyler bize .
Tapınma da ;Miraç'tan yükselişten bir iz olarak bize en güzel ,en özlü ve en eskimez tapınmanın namaz olduğunu anlatır. putlar ,peygamberlerin mirasçısı olan bir neslin dirilişi aşısıyla kırılmalıdır .

Sezai Karakoç, Allah'a inanmanın ölümden sonra dirilmenin bir müjde olduğunu anlatır .Dünya hayatını Ahiret hayatı metninin bir dipnotu olarak yorumlar. Yapıp etmelerimiz, adeta dünyaya ekilen ekinler gibi öteki dünyaya başak halinde çıkacaklar ve bizim öteki dünyadaki hayatımız, bu ektiğimiz iyi ve kötü tohumların sonucu olacaktır .

Zannımca ,öldükten sonraki hayat, ölüm, hiç bu kadar güzel anlatılamazdı .Yer altındaki tohum nasıl yer üstündeki ağaç halini ve güneşli dünyayı idrak edemezse, onu önceden düşünemezse, bilemezse ;bizde duygularımızla öteki dünyayı ölümden önce algılayamayız ve onu bu dünya ile ilgili olarak yaratılmış algılarımız ile bilemeyiz .

Ölüm son durum ,yok oluş değildir ,bir ucu fizik dünyada diğer ucu fizik ötesi bir alemde olan bir metamorfozdur .Mümin ölümü bir son gibi görmez ,o ebedi bir aleme başlangıçtır.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.906 Oy)19.824 beğeni45.345 okunma3.494 alıntı191.836 gösterim
  • Bu Ülke
    9.0/10 (933 Oy)1.060 beğeni2.768 okunma2.254 alıntı27.387 gösterim
  • Çile
    9.0/10 (1.099 Oy)1.152 beğeni3.492 okunma1.618 alıntı23.982 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.899 Oy)9.171 beğeni30.049 okunma922 alıntı146.054 gösterim
  • Simyacı
    8.6/10 (8.213 Oy)9.200 beğeni27.436 okunma2.920 alıntı121.059 gösterim
  • Diriliş Neslinin Amentüsü
    8.8/10 (516 Oy)563 beğeni1.647 okunma563 alıntı16.079 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (11.089 Oy)13.895 beğeni35.976 okunma3.783 alıntı152.981 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.701 Oy)9.648 beğeni27.052 okunma1.995 alıntı125.423 gösterim
  • Gül Yetiştiren Adam
    8.2/10 (464 Oy)498 beğeni1.553 okunma573 alıntı16.095 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.1/10 (9.974 Oy)11.757 beğeni29.489 okunma1.681 alıntı154.418 gösterim
Ruhunuzun gerçekten dirilmesi yönünde bir şey yapmak istiyorsanız, kelimeler arasında anlam kazanmak istiyorsanız alın bu kitabı okuyun. Başka bir söz söylemeye gerek olmadığını düşünüyorum . Kitap zaten kendini en güzel şekilde ifade ediyor ve Sezai Karakoç'a hayranlığım bir kat daha artıyor.
Dağa sığınma yürekliliğini öldüren, fakat dağ özleminden kurtaramayan, ruhumuza bir azap ateşi gibi yapıştırılmış yalnızlık kuşkuları.. Sezai Karakoç
"İnsanlığın sonu, daha büyük ve ebedi bir insanlığa dönüşmektir, toza toprağa dönüşmek değil. " .Cümlesiyle biten okuduğum en nadide eserdi. Kitabı bu denli güzel kılan anlatılanlar mı yoksa Sezai Karakoç üslubu mu karar veremedim. Ruhlarına ince bir dokunuş arayanlara şiddetle tavsiye edebilirim.
Sezai Karakoç’u daha çok şiir yönüyle tanıyoruz. Hani şu; Mona Roza, Leyla ile Mecnun şiirlerinden. Bir de;
Sakın kader deme,
Kaderin üstünde bir kader vardır, dizelerinden.
Ama ben en çok “Anneler ve Çocuklar” şiirini severim. Daha önce “Gün doğmadan” adlı şiir kitabını okumuştum. İlk defa fikir kitapları serisinden bir başlangıç yaptım.
Sezai Karakoç’un şiirsel anlatımıyla, ilk baskısı 1974’te yapılan bu eserinde insanlığın çok tanrılı dinler, Firavun, Nemrut dönemlerinden Mezopotamya dinlerine, Afrika’nın din arayışından o günkü dünyanın sosyal ve ekonomik sorunlarına kadar ruhun diriliş serüvenini anlatıyor.
Son bölümde eski Çin dinlerinden, Yahudilik ve Hristiyanlığa, Budizm ve Brahmanizm’den, İziz ve Oziris’e kadar insanoğlunun dini arayışını, Sartre, Camus, Nietzsche’den Tolstoy’a kadar felsefi arayışını anlatıyor. Yazarımızın ifadesiyle “İnsan hep kendi yaratılış sırrını aramıştır. Çocuk nasıl var olduğunu araştırırsa, insan da öylece kendi yaratıcısını aradı, O’na teslim oldu, veya başkaldırdıysa yine O’na başkaldırdı. Fakat hep O’na dönük oldu”.
Kitabın yazıldığı dönemdeki Avrupa’nın, Afrika’nın ve Ortadoğu’nun durumu göz önüne alınarak bundan sonrası için umutlu bir tablo çiziliyor. Elbette İslam inancı karamsarlığı reddedip ümitvar olmayı gerektirmektedir. Ancak o tarihten bu güne geçen zaman içinde yaşadığımız savaşları ve bu gün Suriye ve Irak’ın durumunu göz önüne aldığımızda hem insanlık, hem de İslam dünyası olarak yazarın beklediği dirilişten uzak kaldığımızı söyleyebiliriz.
Buradan kitabımızın ilk paragrafına dönüp yazarımıza kulak verirsek, Cengiz Aytmatov’un insan kaderinin inişli çıkışlı oluşuna dair fikrine benzer bir ümit taşıdığını görebiliriz;
“Dünya yeryüzü, ruhun, diriliğin bütün şartlarını eksiksiz yaşayabileceği bir iklimi sürekli olarak barındıramaz yüreğinde ve üstünde.
Kimi zaman acı bir kader rüzgârı, insanlığın ruhunu daraltır, onu ölümün ufkuna doğru iter, kimi zaman da tatlı rüzgârlarla diriliş ufuklarına”

Sömürüye ve zulme uğramış insanlığın ruhunun dirilişini görebilmek ümidiyle…
ALLAH'sız varolma mümkün değil..
Ne var, ne yok,gökte ve yerde,soluk alan ve almayan,kımıldayan ve kımıldamayan,ot,böcek,kelebek,taş ve insan..
ancak ALLAH'IN varlığıyla vardır.
Onsuz varolma;
İmkansız..!
Normalde inceleme eklememe rağmen tamda şu anda bu kitapı okurken bişeyler yazmak ihtiyaçı hissettim.kısaca nacizane bir tavsiye eğer mesai saatleri içindeyseniz benim gibi:=) SEZAİ KARAKOÇ,ALİ ŞERİATİ ,ATASOY MÜFTÜOĞLU gibi ruhunuzu şahlandıracak , farkında olmadan içinizden İŞTE BUUU derken bunun neredeyse dışa yansıması ..insanlar bu ve bunun gibi kalemi kılıç karar keskin ustadlar tanımıyorlarsa anormal olduğunuzu düşünebilirler.ve işte RUHUN DİRİLİŞİ…
Emekliye ayrılan “Şef”im için kaleme almış olduğum yazıda şöyle bir kısım vardı:”Son ve sonluluk, hayatı doğumla başlayan,ölümle sona eren insanlar içindir.Doğumdan önce var olduğuna,ölümden sonra da yok olmayacağına inanan,iman edenlerin yolculuğu ezeliyi ve ebediyi birbirine bağlayan sonsuzluk yolunda gerçekleşir….” Bir arkadaşım ile de seneler önce yapmış olduğumuz bir konuşmada şu cümleler geçmişti;”Murat,kitapları biz seçiyoruz ama aslında her kitap da kendi okurunu seçer,biliyor musun?”

Ben “Ruhun Dirilişi”ni sonsuzluk yolu yolcuları için yazıldığını düşündüm, kitabı bitirdikten sonra.Böyle bir kitap tarafından okur olarak seçildiğim için ise ayrıca mutlu oldum.Diriliş eri olma yolunda gayreti olan herkese de tavsiye ediyorum.Keyifli okumalar...
"Fanilik bile sonsuzluğun şarkısını söyler." Bu şarkıya ortak olmak isteyen ona ruhunu vermeliydi..Önce verecek hakiki bir ruhu olmalıydı insanın.Bu ruhun dirilişi için ilk basamak tabiki de İslam olacaktı.
Neden varız ? Bu temel sorunun cevabını ararken, tam da zamanında karşıma çıktı bu kitap. Keşke daha önce okuyup, anlayıp sindirebilseydim.

Ruhun Dirilişi, Sezai Karakoç'un Diriliş dergisinde yayınlanan yazılarından oluşmakta ve başlıklar altında var oluş amacımızı, öldükten sonra yaşamı, bu dünyadaki ruh tazeliğimizi koruma konusundaki yorumları, Tolstoy'dan Camus'ya, Sokrates'ten Marcaux'a birçok edebiyatçı ve felsefecinin görüşlerini birleştirerek yer yer de eleştirerek bizlere sunmuştur.

Mutlaka en az 1 defa okunması gereken bir eser olmuş. Hayatın çeşitli zamanlarında tekrar tekrar okunması gereken bir kitap.

Not:
Kitabın ikinci ve üçüncü bölümünde özellikle Hz. Yusuf'un Düşü bölümünde temel dini bilgilerin bilindiği varsayıldığı için, çok fazla bilgisi olmayan arkadaşlar için biraz yavaş akabilir. Ama sakın onyargıya kapılıp bırakmayın. Her bölüm birbirinden bağımsız olduğu için devamında çok tatmin edici yazılarla hafifleyeceksiniz. Umuyorum hayata katkısı olsun...
Karşılaştırmalarına ve benzetmelerine hayran olduğum Sezai Karakoç. Sadece kendi düşünmeyip okurunu da kendisiyle eş zamanlı düşündüren cânım Karakoç. Hayat standartlarını artırmak isteyen herkese öneririm;
- İlk insandan itibaren ahiret inancına dair sorgulamalar
- İnsan olmanın anlamı
- Peygamberlerin önderliği
- Ruhun dirilmesi için ne yapılması gerektiği
- Allah'a imanın müjdesi
Tüm bunları kendine özgü diliyle ve birikimiyle yine efsane ötesi bir şekilde aktarmış.
Ben bu adamı seviyorum.
Gerçek müminin namazı boyunca, dünya, kesilmiş bir kurban gibi ayaklarının ucunda durur.
Sezai Karakoç
Sayfa 52 - Diriliş Yayınları
Allah’a düşman olan, insanın dostu olabilir mi?
Sezai Karakoç
Sayfa 61 - Diriliş yayınları, 17.basım
Bu ufuk ağaracak , bu gök aydınlanacak ve bu putlar kırılacak bir gün.
Sezai Karakoç
Sayfa 56 - Diriliş Yayınları
Kim müslümanlığından utanıyorsa, onur duymuyorsa, kim müslümanları ve müslümanlığı hor görüyorsa o yerin dibine batmaya lâyıktır.
Sezai Karakoç
Sayfa 105 - Diriliş Yayınları
Toplum , alıştığından kolay kolay ayrılmak istemez. Her değişiklikten , isterse o değişiklik bir kurtuluş olsun, kaçar . Değişmede çekilecek çileyi göze alamayıştır bu.
Tek bir yaratıcı vardı ve O da Allah'tı.
Ve en üstün yaratık insandı.
Sezai Karakoç
Sayfa 79 - Diriliş Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ruhun Dirilişi
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
174
Format:
Karton kapak
ISBN:
2880000061861
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Diriliş Yayınları
........

Kendimin bir diriliş eri olduğuma inanıyorum.

Bir Diriliş Cephesi bulunduğuna ve kendimin de o cephede bir savaş adamı olduğuma, olmam gerektiğine inanıyorum.

Bu nasıl bir savaştır? Topla, tüfekle, bombayla, molotof kokteyli veya füze, nükleer silâh veya gazla yapılan savaş olmaktan önce ve öte, bir ruh savaşıdır. Ruhlar arasında olan bir savaştır. Bu savaşlarda bedenlerden, maddî vücutlardan Önce ruhlar, manevî vücutlar, yani varoluşlar düşer, tutsak olur, yenilgiye uğrar. Ya da tersine düşürür, tutsak eder, yenilgiye uğratır.

Bu bir zihniyet savaşıdır. Karayla akın savaşıdır.

Bu bir hayat tarzı, dünya görüşü, yani bir medeniyet savaşıdır.

Bedenimin, maddî vücudumun, benliğimin özü olan ruhumun bir aleti, bir kemanı, bir silâhı, bir donatımı olduğuna inanıyorum.

Düşmanı 12′den vurmak için kullanılan bir silâh.

.........

Kitabı okuyanlar 173 okur

  • Begüm Ercan
  • Drkitapsever
  • İmran Yaren Balta
  • Abdullah Cemil Üzer
  • Çalıkuşu
  • ...peri
  • Muhammet Aslan
  • mehmet Akman
  • Elif Başak
  • Neptün

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.8
14-17 Yaş
%1.3
18-24 Yaş
%28.8
25-34 Yaş
%27.5
35-44 Yaş
%26.3
45-54 Yaş
%7.5
55-64 Yaş
%2.5
65+ Yaş
%2.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%54.2
Erkek
%45.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%56.3 (27)
9
%8.3 (4)
8
%25 (12)
7
%6.3 (3)
6
%0
5
%2.1 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%2.1 (1)