Ruhun Dirilişi

Sezai Karakoç
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·174 syf.·
2023 17. kitabı
‘Sevgili En Sevgili Ey Sevgili Uzatma dünya sürgünümü benim!..' En güzel şiirlerinden birinde bu şekilde seslenmiştir en sevdiğine Sezai Karakoç. 1933 yılında başlayan kendi ifadesiyle dünya sürgünü, ardında layıkıyla yaşanmış örnek bir hayat bırakarak 2021 yılı kasım ayında son bulmuştur. Türk edebiyatının en etkili şairlerinden biri olan Sezai Karakoç, hayatı boyunca kendini bir diriliş neferi olarak görmüştü. Bir savaşın içindeydi ve bu savaşta kullanacağı en büyük ve en etkili silah kalemiydi .Çünkü bu savaş, topun tüfeğin bile, kalemin karşısında aciz kaldığı bir zihniyet ve medeniyet savaşıydı. O da en güzel cümlelerini, en etkileyici şiirlerini, İslamın ve müslümanların yeniden dirilişi uğruna söyledi. Arkasında diriliş neslinin yolunu aydınlatacak nice kıymetli eser bırakarak ayrıldı dünyadan. Ruhun Dirilişi en çok okunan fikir kitaplarından biridir.Toplam on iki yazıdan oluşmaktadır.Kitap, ismini ilk yazının başlığından almıştır. Sezai Karakoç’a göre insanlığın ruhu kimi zaman ölümün ufuklarında, kimi zaman da dirilişin ufuklarında gezer.Kimi zaman ruhta yer yarılır, gök sarsılır, dağlar devrilir. Böyle zamanlarda yine onun ifadesiyle ruh, kendi cehennemine düşmüştür, insanlık kendi cehenneminde kavrulmaktadır. Kimi zaman da bir genişlik ruha sükunet verir. Ruhun dirilişi insanı sevinçten sevince taşırken, ruhun ölümü sıkıntıdan sıkıntıya çekmektedir.İnsanlığın diriliş çağlarında ufukta peygamberler, veliler, imamlar görünmekte; vahiy, ışığıyla tüm dünyayı aydınlatmaktadır. Bu çağlar, doğruluğun, erdemin, adaletin, zikrin, secdenin ruha genişlik verdiği aydınlık çağlardır.Nemrutların, firavunların, tiranların toplumu ezdiği çağlar ise ruhun öldüğü çağlardır. Nietzsche gibi, Marx gibi 19.yüzyıl filozofları da bu
Ruhun DirilişiSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20202,242 okunma
8/10
·174 syf.··
2026 44. kitabı
·
65 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 19:24
Arkadaşlar selamünaleyküm, bugün biraz ağır ama bir o kadar da içimize dokunan bir kitaptan bahsetmek istiyorum: Sezai Karakoç’un Ruhun Dirilişi. Öyle eline alıp iki dakikada bitirip kenara atacağın bir metin değil (70 gün sürüyor gördüğünüz gibi) bu; hani bazı kitaplar vardır ya, her cümlesinde durup bir sigara yakasın ya da pencereden dışarı bakıp 'biz ne yapıyoruz bu hayatta?' diye düşünesin gelir, işte tam olarak öyle bir eser. Karakoç aslında bize şunu diyor: Etrafına bir bak, herkes yaşıyor gibi görünüyor ama aslında ruhlar komada. Modern dünya bizi öyle bir hapsetmiş, öyle bir eşya kölesi yapmış ki; kendi özümüzü, o asıl dirilişi unutmuşuz. Kitap boyunca 'diriliş' kavramını sadece dini bir terim gibi değil, bir varoluş mücadelesi gibi anlatıyor. Batı’nın maddiyatçılığına karşı, Doğu’nun o derin ruhunu yeniden canlandırmamız gerektiğini öyle bir savunuyor ki, okurken insanın içindeki o uyuyan dev uyanmaya başlıyor. Dili biraz yoğun, kabul ediyorum; hani 'şiir gibi düz yazı' derler ya, tam karşılığı bu. Ama o yoğunluğun içinde öyle bir hakikat var ki, sabredip okuduğunda zihnindeki taşlar yerine oturuyor. Eğer sadece sayfa çevirmek değil de, ruhuna bir format atmak, o tozlanmış rafları havalandırmak istiyorsan bu kitap tam aradığın şey. Kısacası beyler, hanımlar; kendimize gelmemiz için önce ruhumuzun dirilmesi şart, Karakoç da bunun yol haritasını çizmiş. Mutlaka bir şans verin derim.
Felsefe-Düşünce
Ruhun DirilişiSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20202,242 okunma
Puan vermedi·174 syf.··
2020 9. kitabı
Ruhun dirilişi.. On iki bölümden oluşan ve sanki kitap okumak değil de,yazar karşınıza oturmuş Bi şeyler anlatıyor ve siz sorguluyor,düşünüyor ve eleştiriyorsunuz gibi.Kitap bitene kadar bu his içinde okudum desem yeridir. Kitapta teknik bilgiler,teoriler oldukça fazla.bunları öğrenince sorgulamak istiyorsunuz istemsizce ...her cümlesinde ayrı düşünüyor Sezai Karakoç. En çok etkilendiğim bölüm "Allaha inanma bir müjdedir"bölümü. En büyük müjde diyor yazar,en büyük mujdemiz Allah in varlığıdır.ve sonra ekliyor.. Insanın dirilişi bir mujdedir. Müslüman olmak bir mujdedir ... Velhasıl,iyi okumalar dilerken insanligin dirilisi kitabına geçebilirim :))
Ruhun DirilişiSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20202,242 okunma
Puan vermedi
Sezai Karakoç nasıl anlatılır nasıl cümlelere dökülür bilmiyorum.. O öyle birkaç cümle ile anlatılıp bitecek birisi değildir.. Bu eseri tam zamanında okumuştum aslında ramazanlıkta, vaktine denk getirip okuyunca insan daha da fazla istifa de ediyor. Eserin içindeki yazılar zamanında yazdığı dergi ve gazetelerden alınarak bir kitap haline getirilmiş. Oruçla ilgili düşüncelerini, döneme ait duyuşlarını ve izlenimlerini yansıtıyor.. Okuduğunuz da ruhunuza bir şölen veriyor ve insanın durup düşünmesine, eleştirmesine, kendisini süzgeçten geçirmesine ve bazı şeyleri daha iyi kavramasına neden oluyor.. Birçok güzelliğin farkına varmasına vesile oluyor. Mesela orucun sadece aç kalarak tutulmadığını aslolanın mideyi aç bırakmak değil de ruhu kendine getirmek için durup onu dinlemek için en güzel zamanın geldiğini söylüyor.. Sezai Karakoç okumak başlı başına farkında olmak demek değil mi zaten..
Edebiyat
Ruhun DirilişiSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20202,242 okunma
10/10
·174 syf.·
2017 4. kitabı
Ruhunuzun gerçekten dirilmesi yönünde bir şey yapmak istiyorsanız, kelimeler arasında anlam kazanmak istiyorsanız alın bu kitabı okuyun. Başka bir söz söylemeye gerek olmadığını düşünüyorum . Kitap zaten kendini en güzel şekilde ifade ediyor ve Sezai Karakoç'a hayranlığım bir kat daha artıyor.
Felsefe
Ruhun DirilişiSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20202,242 okunma
10/10
·174 syf.··
Beğendi
·
2018 90. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2018 15:03
Kitabı okurken kendimi zamanın nasıl aktığını anlamadığım bir sohbette gibi hissettim. İnsanı tokatlayan , hayatını sorgulattıran bir sohbet. Öncelikle bir şairin kitabını okuduğunuzu cümlelerin muhteşemliğinden , etkileyiciliğinden anlıyorsunuz. Genelde bu tarz denemeler ruhumu daraltan bir süre sonra okumak için kendimi zorladığım kitaplardır. Nefs emirden, yasaklardan, hataların yüzümuze vurulmasından hoşlanmıyor malum. Bana en faydalı olan kitapların onlar olduğuna içtenlikle inansam da, çok istikrarlı bir insan değilim galiba hep yenik düştüm. Tabi ki bu kitaba dek. Burda size nasıl bir müslüman olmanız gerektiğinden bahsediyor yazar. Ama bunu o kadar güzel bir üslupla yapıyor ki kendinizi kitaba kapılmış buluyorsunuz. İnsanlığın varoluşundan sonuna değin bitmek bilmeyen teorilerden,sorulan sorulardan aranan cevaplardan ,Roma medeniyetinin saymakla bitmeyen sahte Tanrılarından, Mısır'ın Tanrı rolüne bürünmüş zalim firavunlarından ve tabi ki tüm bu kurmaca düzenin feci sonuna değiniyor yazar. Nietzsche, Camus, Sartre, Tolstoy gibi devrine adını yazdırmış bir çok yazarın da dahil olduğu bu arayışların boşluktan ibaret olduğunu güzel üslubuyla anlatıyor bize. Gerçek, İbrahim'e dokunmayan ateşteydi, gerçek, kuyunun dibinden Mısır'a sultanlığa götüren o talihteydi. Gerçek, her bir parçası dört tepeye dağıtılmış o kuşun ilahi bir emirle beşinci tepeye canlanarak gelmesiydi. Tek bir gerçek vardı ve gerisi sadece uzayda istikameti , amacı belli olmayan taşlardı. Onların iddia ettiği olmayan Tanrı , aslında yine onların yok ettikleri ruhlarıydı. Çünkü inançsız bir insan , bir cesetti. Gecenin , gündüzün, açan bir çiçeğin, aldığın her soluğun, gözünün gördüğü ne varsa hepsinin İslam müjdesini haykırdığı bu dünyada yalana inanmak insanın kendisini
Felsefe
Ruhun DirilişiSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20202,242 okunma
10/10
·174 syf.··
2021 1. kitabı
Bütün gençlerin bütün insanlığın okumaya davet ettiğim bir kitap, 'Uyanış Kitabı' demem de bir sakıncası olmaz zira Sezai Karakoç yaşayışın ve anlayışın tüm bunlarla beraber yazmanın tezahürü ile 'ruhun diriliş' mefhumunu en güzel lisan ile anlatmaktadır. Yazar ömrüne bir sene daha katarak seksensekiz'ini doldururken inanmış gençlerin umudu olan hocama minnettarlığımı sunuyorum... Yazar, farklı konularda tespitlerde bulunup ,öyle güzel duygulu bir tarzda ifade ediyor ki incelemem ve duygularım aynı olmamaktan korktum kitap 12 bölümden oluşuyor . 1. ruhun dirilişi 2.dağ çağrısı 3.Hz Yusuf'un düşü 4.Allah ve insan 5.Tapınma 6.Ağaçlar ve mezar taşları 7.insanın düşmanları ve şeytanın köleleri 8.Geçmişte ve geleceklere doğru İnanç 9. Gökle yer arasında insanın anlamı 10.Yaratılış sırrı. 11. Allah'a inanma bir müjdedir 12. ölümden sonra kalkış Kimi zaman acı bir kader rüzgârı, insanlığın ruhunu daraltır, onu ölümün ufkuna doğru iter, kimi zaman da tatlı rüzgârlarla diriliş ufuklarına...* İnsanın varlığı,yeniden doğuşu mutlak ebediyete inanışın tezahürü ile gebedir. Ruhun Dirilişi ilginç bir isim. Müthiş bir tezattan bahsediyorum. Ruh canlılığın ve diriliğin âlâmeti iken nasıl dirilebilir? El-cevab: "Ya eyyuhellezine amenustecibu lillahi ve lir resuli iza deakum lima yuhyikum" "Ey iman edenler! Sizi, size hayat verecek şeylere çağırdığı zaman, Allah'a ve Rasul'üne icabet edin." Ruhun dirliği,huzura erişi İbrahimin dini yevm-din hakikatin gölgesinden varlığını korur.
Düşünce
Ruhun DirilişiSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20202,242 okunma
İnceleme
8/10
·173 syf.··
2021 176. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2021 22:13
"Ruhun Dirilişi" Sezai Karakoç'un düşünce yazısı kitabıdır. Şiir havasında yazılan bu düşünce yazısı birçok algıyı fark etmemize vesile oluyor. Ruhu dirilten büyüyle tabiatın insanda uyandırdıkları o atmosfere bürünüyor yazar. Kur'an'dan yola çıkarak, Peygamberlere, onlara inen mucizelere, onların yaşamına, kavimlerin helak oluşuna değinmeler yapıp güncel hayatla geçmiş dönemi karşılaştırıyor. İslam'a; kurtarıcı dine olan çağrılar yapıyor. İslam medeniyetinin doğuşu ve ilerleyişi ile ilgili açıklamalara yer veriyor. İnsan olarak kusurlarımızı, eksikliklerimizi görüyoruz. İnsanın Rabbi ile hemhâl olmasının ruhu dirilteceğini söylüyor. Eski medeniyet ve uygarlıkların yaşamından ve inanışlarından, yapılan ayinlerden bahsediliyor. "İnsanın gök ve yer arasındaki anlamını" okuyoruz. İnsanlığa bahşedilen müjdelerden söz ediyor. İnsanların ölüm uykusundan uyanmasını, silkelenmesi gerektiğini söylüyor. Bazı filozof ve ünlü düşünürlerin fikirlerini eleştiriyor. (Nietzsche, Camus, Sartre) Din ve varlık hakkında düşüncelerine kendi yorumuyla kıyaslama yapıyor. Tolstoy, Dostoyevski, Marx gibi yazar, düşünür ve filozofların görüşlerini incelerken "ölüm sonrası için değil, dünyadaki kurtuluş ve diriliş üzerinde durmuşlar, ölüm sonrası insanı nasıl bir gelecek beklediği konusunda susmuşlardır" diyor. Bunun sebebini ise Batı Medeniyetinin özelliğine bağlıyor. Başka inanışlarda insan hayatının bu dünya ile sınırlı kalmasından söz ediyor. Sezai Karakoç'un okuduğum ilk kitabıydı. Öğüt verici nitelikte, Kur'an'dan da yola çıkarak kendi düşüncelerini okurla buluşturmuş. Bununla birlikte Diriliş Yayınlarına ait birçok düşünce kitabı bulunuyor. Keyifli okumalar dilerim. Sevgili Sezai Karakoç'u saygı ve rahmetle anıyorum.
Düşünce
Ruhun DirilişiSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20202,242 okunma
Puan vermedi·174 syf.··
2021 5. kitabı
"Ruhun tasvirini yapabilir misiniz? Veya tarifini? Halbuki hepimiz ruh sahibiyiz. Bizim olmayan şeyleri o kadar iyi biliyorken ruhumuzu kavrayamayışımız neden? Kubbealtı Lügati şöyle tarif ediyor ruhu: "İnsan ve hayvanda vücûdu canlı kılan, bilen, duyan ve idrak eden hayat gücü, hayat cevheri, can." Sonra Yahya Kemâl'in şu beytini veriyor: "Rûh arar başka tesellî her esen rüzgârda" Tam da benim gelmek istediğim nokta. Ruh bir arayıştır. Durmadan arar. Çünkü ruh bir izdir. Varlıkta, yoklukta, sükûtta. Gece ve gündüz. Esen rüzgarda bile arar! Ruhun Dirilişi ilginç bir isim. Müthiş bir tezattan bahsediyorum. Ruh canlılığın ve diriliğin âlâmeti iken nasıl dirilebilir? El-cevab: "Ya eyyuhellezine amenustecibu lillahi ve lir resuli iza deakum lima yuhyikum" Bu ayeti çok severim. Sık sık mırıldanırım. Özellikle "lima yuhyîkum" kısmını. "Ey iman edenler! Sizi, size hayat verecek şeylere çağırdığı zaman, Allah'a ve Rasul'üne icabet edin." Peygamberlerden sarmaya başladığı yumağı, Marx'a, Camus'a, Tolstoy'a, Nietzsche'ye, Sartre'ye kadar sarar. Yumak ölümle çözülür ve ruh maddeden kurtulur. Ölümden sonrası da dirilişin başka bir boyutuna tekâbül eder. Kimi zaman ruhta yer yarılır, gök sarsılır, kaynar sular akar, dağlar devrilir. Ruh kendi cehennemine düşmüştür. Depremin geometrisi, bir azap gibi insanı çevrelemiştir. Ruhun ölümü bile maddeye tutsak oluşundan iken, ruhun ölümünden maddenin diriliş tohumu nasıl doğardı?
Ruhun DirilişiSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20202,242 okunma
10/10
10/10
·174 syf.··
2020 127. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2020 12:40
Kimi yazar ve şairler vardır, yalnızca adları ve soyadları bile birçok şeyin ifadesi için yeterlidir. Sezai Karakoç adı da bizim için böyle. Çağrışımları çok sayıda. Ama bu isimle özdeşleşen öncelikli kavram da diriliş’tir. Ve bu kavramı merkeze alan diriliş düşüncesinin temel kitaplarından biri Ruh, insanın Rabbi’ni anlama, ona kul olma sorumluluğunu ifa etmede insan özüne nakşedilmiş “ilahi” şuurdur.Hayat kitabımız, insanı “ahsen-i takvim” olarak niteler. Yani insan en güzel kıvamda yaratılmıştır. Bu kıvamın gelip geçici, zamanla ölen maddi boyutuna karşın, kalıcı olan, zamanla eskimeyen, ölmeyen ruhi yönü insana “eşref-i mahlûkat” olması yolunu açar. İşte değerlendirmeye gayret ettiğimiz eserde ruhun dirilişi özelde insanın, genelde ise bir medeniyetin dirilişi olarak ele alınıyor. Kitap da Rönesans öncesi ve sonrası dönemi değerlendirerek özellikle batının, akabinde gözünü ona dikmiş milletlerin yaşadığı buhranlara, bir çözüm arayışına girmiş, bunu yaparken edebiyat, müzik, resim alanında ortaya konulan eserlerden insanlığın ruh halini tahlil etmiş, son bölümle de çözüm planını sunmuş Batı dünyasındaki değişimlerin ve bu değişimlerin tüm dünyaya olan etkisine onunun bakış açısı: “Ruhtaki merak tatminin veya yeni dünyalarla karşılaşmaktan doğan ferahlama geçici ve sınırlı olmaya mahkûmdur. Çünkü insan değişmemiştir. Değişen çevresidir.” şeklindedir. Çünkü Sezai Karakoç’a göre yeniliklerin yenilik olabilmesi için ruhun o yeniliğe hazır olması gerekir ancak bu şekilde yenilikler anlam kazanır ya da yeni dünya inşasında işe yarar. Kısacası hocamız, insanın dirilişinin ruhuna yönelmesi ile ama bu ruha yönelmesinin yanında maddi hayata da önem vermesi ile gerçekleşebileceğini söylüyor. Yani teraziyi eşit şekilde kullanmak dirilişin kaynağıdır diyor. Meydana gelen her
Din
Ruhun DirilişiSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20202,242 okunma

Yazar Hakkında

Sezai KarakoçYazar · 88 kitap
Babası Yasin Bey orta halli bir tüccar olup I. Dünya Savaşı'nda Kafkasya Cephesi'nde çarpışırken Ruslara esir düşmüştür. Dedesi Hüseyin Bey de Plevne Savaşı'na katılmış, Gazi Osman Paşa'nın teşekkürünü kazanmıştır. Annesinin ismi ise Emine idi ve ev hanımıydı. Ahmet Sezai Karakoç İlkokul eğitimini 1938-1944 yılları arasında Ergani'de tamamladı. 1944 yılında sınavlara girip Maraş Ortaokulu'nda parasız yatılı olarak okumaya hak kazandı. 1947-1950 yılları arasında lise eğitimini yine parasız yatılı olarak Gaziantep Lisesi'nde tamamladı. Lise eğitimi boyunca Felsefe dersine ilgi duydu ve Felsefe okumaya karar verdi. Üniversite eğitimi için İstanbul'a geldi. Babası onun ilahiyat fakültesinden mezun olmasını istiyordu. İmkanları dahilinde eğitimine devam edebileceği yatılı tek bölüm Siyasal Bilgiler Fakültesi idi. Üniversite sınavlarına hazırlanırken kazanamama ihtimalini de göz önüne alarak her ihtimale karşı Felsefe bölümüne kayıt yaptırdı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini kazanarak başladığı yüksek öğrenimini 1955'te fakültenin Maliye Bölümünden mezuniyetle tamamladı. Altan Öymen'le aynı dönemdendi. Mecburi hizmet sebebiyle Maliye Bakanlığında Hazine Genel Müdürlüğü Dış Tediyeler Muvazenesi bölümüne atandı. Daha sonra Maliye Müfettişliği sınavına girdi ve sınavı kazandı. 11 Ocak 1956'da müfettiş yardımcılığı görevine başladı. 1959 yılında İstanbul'da gelirler kontrolörü oldu. Bir ara Ankara'ya çağrılıp Yeğenbey Vergi Dairesi'nde görevlendirildiyse de kısa bir müddet sonra yine İstanbul'daki görevine döndü. Görevi icabı Anadolu'yu çok gezdi ve birçok il ve ilçeyi inceleme, tanıma fırsatı buldu. 1960-1961 yıllarında yedek subay olarak yaptığı askerlik görevinden sonra İstanbul'daki görevine kaldığı yerden devam etti. 1965'ten 1973'e kadar birçok kez istifa etti. 1973'ten sonra da hiçbir resmi görev almadı. İstanbul'da Diriliş Yayınları ve "Diriliş" dergisini kurdu. 1990 yılında "güller açan gül ağacı" amblemiyle Diriliş Partisini kurdu. Yedi yıl partinin genel başkanlığını yürüttü. Ancak bu parti 19 Mart 1997'de üst üste iki genel seçime girmediği için kapatıldı. 2006 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü ile ödüllendirildi. Bakanlığa, ödülün para kısmının kültür sanat işlerine harcanmasını, diğer kısmınınsa posta ile bildirdiği adrese yollanmasını rica ettiği bir mektup yolladı. 2007 yılında Yüce Diriliş Partisini kurdu ve partinin genel başkanlık görevini yürütmüştür. 2007 yılının Nisan ayından ölümüne kadar her cumartesi akşamları, Yüce Diriliş Partisi İstanbul İl Başkanlığında değerlendirme konuşmaları yapmıştır. Bu konuşmalar partinin internet sitesinden canlı olarak yayınlanmıştır. Karakoç, 2011 yılında Cumhurbaşkanlığı Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü fakat kendisine verilen plaket ve para ödülünü reddederek bu ödülü almaya gitmedi. 16 Kasım 2021'de yaşlılığa bağlı geçirdiği kalp krizi sebebiyle İstanbul'daki evinde öldü. 17 Kasım günü Şehzadebaşı Camisi'nde kılınan ikindi namazına müteakip aynı caminin haziresine defnedildi. Eserleri Şiir - Şiirler I (Monna Rosa) - Şiirler II (Şahdamar-Körfez-Sesler) - Şiirler III (Hızırla Kırk Saat) - Şiirler IV (Taha'nın Kitabı, Gül Muştusu) - Şiirler V (Zamana Adanmış Sözler) - Şiirler VI (Ayinler/Çeşmeler) - Şiirler VII (Leylâ ile Mecnun) - Şiirler VIII (Ateş Dansı) - Şiirler IX (Alınyazısı Saati) Gün Doğmadan (Toplu Şiirler) Çeviri Şiir - Batı Şiirlerinden - İslâmın Şiir Anıtlarından Deneme - Edebiyat Yazıları I Medeniyetin Rüyası Rüyanın Medeniyeti Şiir - Edebiyat Yazıları II Dişimizin Zarı... - Edebiyat Yazıları III Eğik Ehramlar Düşünce - Ruhun Dirilişi - Kıyamet Aşısı - Çağ ve İlham I-II-III-IV - İnsanlığın Dirilişi - Diriliş Neslinin Âmentüsü - Yitik Cennet - Makamda - İslâmın Dirilişi - Gündönümü - Diriliş Muştusu - İslâm - İslâm Toplumunun Ekonomik Strüktürü - Düşünceler I-II - Dirilişin Çevresinde - Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi I-II-III - Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı I-II - Samanyolunda Ziyafet - Unutuş ve Hatırlayış - Varolma Savaşı - Çağdaş Batı Düşüncesinden - Çıkış Yolu I-II-III İnceleme - Yunus Emre - Mehmet Âkif - Mevlânâ Tiyatro - Piyesler I - Armağan Hikâye - Hikâyeler-I Meydan Ortaya Çıktığında - Hikâyeler-II Portreler Günlük yazılar - Farklar - Sütun - Sûr - Gün Saati - Gür Röportaj - Tarihin Yol Ağzında - Unutuş ve Hatırlayış - Çıkış Yolu I - Çıkış Yolu II - Çıkış Yolu III Belgesel - Gün Doğmadan