kevs, İntibah'ı inceledi.
19 May 14:16 · Kitabı okudu · 5 günde · 6/10 puan

İntibah’ın kelime anlamına baktığımda “Hakikati ve hakkı anlayıp fenadan dönmek, uyanış” olduğunu öğrendim. Karakterimiz Ali Beyefendi tam olarak kitabın adını layıkıyla yerine getirip gözlerini açıyor lakin fenadan dönme konusunda birtakım sıkıntılar yaşamıyor değil.
Kitap Ali Bey’in Mahpeyker ile tanışıp ona aşık olmasıyla başlıyor. Ama Mahpeyker’in iyi bir kadın olduğu söylenemez. Ali Bey tüm çevresi tarafından uyarılmasına rağmen Mahpeyker’le olan ilişkisine devam ediyor sonra ne oluyorsa artık Mahpeyker’den ayrılıyor. Bu seferde masum güzel Dilaşub’a sarıyor. E hal böyle olunca bu seferde Mahpeyker intikam peşinde koşuyor.
Kitapta kötü amcalar, kötü yola düşmüş kimseler, ‘son pişmanlık fayda etmez’ seslerinin inceden duyulduğu entrikalar mevcuttu. Kitap açıkçası benim için biraz hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Kitaptaki hiçbir karakteri sevemedim, olaylar da biraz yavan geldi. Ama yine de dili gayet akıcı, anlaşılırdı. Bu kitabı, batılı anlamda yazılmış ilk roman olduğu için merak ediyordum ve okudum.

Loana, bir alıntı ekledi.
 19 May 12:37 · Kitabı okuyor

19 Mayıs demek...
19 Mayıs; çağdaş insan demek...
19 Mayıs; peçesiz, çarşafsız, türbansız, külahsız, cüppesiz modern toplum demek...
19 Mayıs; özgür kadın demek...
19 Mayıs; kul olmayan erkek demek...
19 Mayıs; sesi çıkan gençler, sorusu olan çocuklar demek...
19 Mayıs; modern eğitim demek...
19 Mayıs; şeyhsiz, şıhsız, dergâhsız, medresesiz, tarikatsız, fetvasız laik devlet demek...
19 Mayıs; medeni hukuk demek...
19 Mayıs; müspet bilim, ilim demek...
19 Mayıs; uyanış demek...
19 Mayıs; özgüven demek...
19 Mayıs; dans demek...
19 Mayıs; şarkı demek...
19 Mayıs; müzik demek...

Titanic Kemancıları, Bekir Coşkun (Sayfa 27 - Bilgi Yayınevi - 3. Basım)Titanic Kemancıları, Bekir Coşkun (Sayfa 27 - Bilgi Yayınevi - 3. Basım)
Muhammed Selim, bir alıntı ekledi.
19 May 02:38 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

O uyanış ki benim en derin düşümdür

Ermiş, Halil Cibran (Sayfa 2 - Tr İş Bankası 6. Basım)Ermiş, Halil Cibran (Sayfa 2 - Tr İş Bankası 6. Basım)
Kaan GNCL, bir alıntı ekledi.
 17 May 23:12 · Kitabı okuyor · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Uyanış
"Türkiye, cumhuriyetin kurulduğu günden beri kansız bir devrim içindedir. Bu devrimin amacı mutlu bir azınlık yaratmak değil, yüzyıllardır hakkı yenmiş, karanlıklarda kalmış Türk çocuğunun çağdaş bir toplum bilincine ererek toptan uyanması, kalkınmasıdır."

Köy Enstitüleri Üzerine, Sabahattin Eyüboğlu (Sayfa 29)Köy Enstitüleri Üzerine, Sabahattin Eyüboğlu (Sayfa 29)
Ömer Öztürk, Dönüşüm'ü inceledi.
 16 May 21:43 · 10/10 puan

"Herkes 'sürüye' katıldığından ötürü güven içerisinde, ...sınırları 'iyice' çizilmiş bir yaşam."

Kafka'nın (1920-23) Jonouch'la konuşması


Öncelikle Dönüşüm, sayfa sayısının azlığına, üslubunun görünüşteki yalınlığına karşılık deyim yerindeyse öyle kolay yutulur lokma değil.

Kolay yutulur lokma olmamasına rağmen neden bu kadar çok okunduğuna gelirsek; Ahmet Cemal bu konu da kitabın sayfa sayısının azlığını, kitabın ince olmasından dolayı çok okunuyor denilmesine karşı çıkıyor. Bu çok okunmayı başka bir olgu da aramak gerektiğini bununda eserin 20.yüzyılın başlarında kalema alındığı yıllarda toplumların  artık 'insan' kavramının niteliği konusunda arayışa girmelerinin eserin çok okunmasına neden olduğunu belirtiyor.

Evet katılabilirim ama insanın niteliği bağlamında kitabı okuyan kesim o yıllarda Avrupa toplumları idi. Günümüz de bence çok okunması sayfa sayısının azlığı gibi geliyor insanlar bir oturuşta okuyup bitirebilecekleri eserleri hele ki bir de bu çok okunanlardansa  hemen aradan çıkarma gibi bir  eğilimle okuyorlar.(Başka okunma sebeblerini belirtebilirsiniz.)

Kaldı ki çok okunmasına rağmen bu kadar simgelerin yoğun olduğu ve Kafka'nın eserlerinde oluşturduğu iki dünyayı da

-Günlük yaşam ve
-Doğaüstü kaygının dünyası

dikkate alırsak eğer eser Kafka'ya değilde başka birine aitmiş gibi simgelere takılmadan düz okuyup ilk anlamıyla eseri anlamlandıranlar bu klasiği çok 'basit' görüp 'abartıldığını' bile düşünebiliyor.

Oysa Dönüşüm Ahmet Cemal'inde belirttiği gibi kolay yutulur lokma değil.
Kolay yuttuğunu düşünenler sadece
Günlük yaşam penceresinden bakıp anladıklarını sanabilirler.(ki bu da yanlıştır diyemem.)
Kafka'nın farklı bakış açıları ile 2 kez okunulmasını bazı yazarlar tavsiye ediyorlar. Yoksa sıradan bir uzun hikâye gibi görebilirsiniz.

Öykü 'sürüden' (Toplum) ayrılmaya başlayan
Gregor Samsa'nın böcek metaforu üzerinden :
- Aile yapısı ve
- Toplumsal yapıyı ayrıntılı olarak eleştirmektedir. Bu eleştiriler nesnel bir boyuttadır.

===============Spoiler=================

Gregor Samsa'nın böcek olarak uyanması ile başlayan öykü böcek olarak uyanmasına çok şaşırmayan Gregor'un işe gitmek için kurduğu alarmı duymadığının farkına varması yani insanın toplumsal bakımdan 'kullanım talimatlarına' uymadığını fark etmesiyle bir telaşa kapılması ve işe gidememesi üzerine ailesinin tepkisi ve müdürünün eve gelmesiyle bu 'uyanış' sürecine verilen tepkiler ile devam ediyor ve Gregor'un ölümüyle sonlanıyor.

"Biraz daha uyusam ve bütün bu saçmalıkları unutsam nasıl olur."

Uyuma fikri şüphesiz ki Gregor için bir fiziksel süreç değildir. Çünkü Gregor artık aile ve toplumun baskıcı yapısına karşı 'başkaldırmıştır.'
Gerçek bilinç yerine geldiği için uyumanın ona fayda vermeyeceği gün gibi ortadır zaten Kafka'nın onu yeniden uyutmasını beklemiyoruz.

Müdür bey:" Hiç iş yapılamayacak bir mevsim yoktur, Bay Samsa asla da olmamalıdır."

Onu böcek olarak gören müdürünün kabullenemeyişi ve yüzüne bile bakmadan sırt dönüp gitmesi toplumsal işleyişi aksatan insanların bahanelerinin dinlenmeyeceğini gerek duyulmadığını gösteriyor.

Müdür giderken Gregor'un kız kardeşi evde olsaydı eğer:
"kız kardeşi evin kapısını kapatır ve holde Müdür Bey'in  korkusunu yatıştırırdı." diye düşünmesi bunun nasıl bir yatıştırma olacağını söylememe gerek yok sanırım toplumda belirli bir mevki anlamda üstünlüğü olanların diğer bireylere nasıl baktığını görebiliriz.

Simgelere de göz atmak gerekirse
Gregor'un odasında asılı bulunan

Kadın resmi: Ailesine bakma sorumluluğu ve iş baskısı yüzünden özel hayatının olmamasını yani cinsel bastırılmışlığı gösteriyor o resmi almaya çalıştıklarında karşı konulamaz bir şekilde resmi saklamaya, vermemeye çalışmasıda bastırdığı duygunun ne denli güçlü olduğunu gösteriyor bize.

Merdiven: İçinde bulunduğu durumdan kurtulmanın zorluğunu labirent şeklinde belirtilmiş.

Ve 4 5 kez 'pencere' vurgusu yapılmış bu da hapsedilmişliği yani özgürlüğü pencere ile simgelemiş. "Pencereden bakmanın iç dünyasında filizlendirdiği özgürlük duygusunu anımsamasıydı." (Can Sayfa 49)

Gregor odasına girdiği zaman karanlık dışarı çıktığı zamansa aydınlık olarak görsteriliyor.
Gregor hayattayken odasının çok karanlık ama öldükten hemen sonra aydınlanması ailenin ve toplumun 'uyanışı' yani başkaldırmayı kabul etmemesini tam tersi şeklinde gösteriyor.

17 yaşında olan 'işsiz' kız kardeşinin ilk başta ona sahip çıkması sonra da evden gönderilmesini istemesi ise kız kardeşinin işe başlaması yani sürüye katılıp toplumun parçası haline gelip sistemin kölesi olduktan sonra evden kovma fikrini benimsemiştir.

"acaba küçükhanım yanımıza gelip çalmak istemezler mi, çünkü bu oda çok rahat?
Baba, sanki kemanı çalan kendisiymiş gibi: Rica ederim memnuniyetle diye karşılık verdi."

Aile yapısı içinde bireyin fikirlerinin önemsenmediğini karar verme kısmının aileye bırakılmasını eleştirmiştir.

Doktor çağırılması ve doktorun geldiğine dair bir bilgi verilmemesi ise hiçkimsenin bu uyanışı anlayamayacağını Gregor'un iç konuşması ile anlıyoruz.


Eklemek istediğim o kadar çok şey var ki kısa tutmak için atladım hep ona rağmen uzun oldu.
Güncelliğini sürekli koruyacak bir eser her okudunduğunda farklı ayrıntılara denk gelinebilir. Kütüphanenizde bulunulmasını tavsiye ederim. Sisifos Söyleni'nden sonra okunması anlaşılması için daha iyi olabilir.

Semrâ Sultân, bir alıntı ekledi.
16 May 06:59 · Kitabı okudu · 9/10 puan

... Enver Paşa'nın İstanbul'u terk edip yurt dışına kaçmadan bir gün önce Mersinli Cemal Paşa'ya söylediği sözler vardır ki, hakikaten onu tahttan indirip idareye el koyanların 9 yıl sonraki perişanlıklarını olduğu kadar, Sultan Abdülhamid'i yeni bir gözle görmeye başladıklarını, yani uyanış alametlerini göstermesi bakımından da câlib-i dikkattir.

Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı, Mustafa ArmağanAbdülhamid'in Kurtlarla Dansı, Mustafa Armağan
Sevda Çağlılar, bir alıntı ekledi.
15 May 22:50 · Kitabı okuyor

Bir uyarı. Bin uyanış. Der ki, “Büyüklediklerin içinde küçültme kendini. Sakın buraya yakıştırma kendini. Sen buradan fazlasısın.

Kıl Beni Ey Namaz, Senai Demirci (Sayfa 20 - Timaş)Kıl Beni Ey Namaz, Senai Demirci (Sayfa 20 - Timaş)

Yaşasın Türkmen!..
"Her kutsal uyanış şairle başlar 
Kan olur kalemde, dizede yaşlar. 
Er geç geri teper soysuz savaşlar. 
Görürüz inşallah dirilmiş Kerkük."