Ruhat Ava

Demek hayat öyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı? Yaşayışımıza ve etrafımıza şekil vermek arzusuyla dünyaya gelmekten ise hayatın ve muhitin verdiği şekli kolayca alacak kadar boş ve yumuşak olmak daha rahat, daha makul değil miydi?
Reklam
Sen dünyayı kafanın içi gibi ipsiz sapsız şeylerle dolu mu zannediyorsun?
Yüksek insan dışına değil, içine kıymet verendir.
Bana öyle geliyor ki, hakikaten yapabileceğimiz bir tek iş vardır, o da ölmek.
Günün birinde ya çıldıracağız, ya dünyaya hâkim olacağız.
Reklam