Sümeyra annemiz asırlar önce savaş meydanında dimdik bir vakâr ile; babasının, kocasının, kardeşinin ve evladının parçalanmış cesetleriyle karşılaşmıştı.Her birinin kana bulanmış bedenine şöyle bir baktı ve sordu:
-Rasûllah nerede?
Saatlerce boşluğa bakarak düşünmemiz gereken bir teslimiyet örneğidir bu.
Televizyonun ışığı gözüne değince Estağfirullah çekenlerin ne yapmak istediğini 50 sene sonra idrak edebilen bizlerin, bir nesil daha kaybedecek gücü kalmamıştır zirâ!
İmam Gazali’nin şu sözü çok doğru:
“Bir mümin üç gün art arda ilim öğrenmeyi ve kitap okumayı keserse, manevi halleri alt üst olur. Kendisi fark etmese dahi.”
Yani kimi zaman “sebepsiz” gelen o bulanık ruh hali, Allah’ın dini ve hikmetlerine dair düşünmeyi kesmekten de kaynaklanıyor.
Çünkü tefekkür, ruhun omuriliği. Onu her gün beslemek gerek. Bazen bir soruyla, bazen bir podcast, video ya da bir kitapla. Ama her gün muhakkak.