Evet , bağlarından kopartilmiş İslam'a sahip olanlar aydınlanmayı , aydinlari sevmezler . Onlar mutlak olana tabidirler , o ahlakin icinde bile olsa ancak despot olani anlar .Tâbi oldukları şeyleri nefret ettikleri kadar severler .Tanrinin sev demesi de artik bu durumda umurlarinda olmaz , kolaylıkla ve sarsılmaz bir inançla , inançlarını devirebilirler .
Gerçek islam dunyadaki gelmis geçmis en buyuk entellektuellerini dogurmustur .Fatih dultan mehmet 7 dil biliyordur . İbni sina daha hala tibbin babasi sayiliyordur .Muzikle şifalanmayi farabi kesfetmistir , ilk kanunu o icat etmistir , Kanunu cihanin gördüğü en buyuk sultan ve şairlerdendir .vs vs .Hal böyleyken bir tekkeye bir cemaate intikal ettiginizde gormus olacaginiz ilk merhale fikirlerini kendine saklamaktir . Küflüdür fikirler , koftur , kurtlandirir.Bie yiyecek nasil bozulursa onlar da oyle kurtlandirir insani .Allahin ilk emri oku iken cemaatlerde sadece sana tavsiye edileni okudur . Çunku bilerinin kafasi senden once çalışmıştır .Senden önce öğrenilmesi gerekeni öğrenmiştir birileri , çevirmiştir ansiklopedileri , tavaf edilmiştir tüm Türk edebiyatı .Evlerinde en agir hacim kitaplarindir (!!!)
Peki şimdi şunu soralım kendimize , müminleri bu yanlışa sürükleyenler kimlerdi ? Neden yapiyorlardi bunu inananlara ? İnananların inançlari sadece Allah'a ve onun hakikatlerine değil miydi ? Neden bu şarlatanlara bu firsati veriyorduk ? Neden sömürtüyorduk dinimizi ?
Benim kendime cevaplarim şöyle:
Ben Kur'an'ı ve sünneti iyi okumayi bilirim , bunlar haricinde bana soylenen seylerinde kuran ve sunnet haricinde şeyler olup olmadigini , buna odaklanarak neyin sunnet olup neyin olmadığını , neyin Kuran'dan olup neyin olmadığını anlayabilecek yetki ve kapasiteye sahibim .Ben ruhiyyatım !