"Üç Zor Mesele" bitirdiğimde, elimde sadece altı çizili satırlar değil, aynı zamanda kendime dair cevaplamam gereken ağır sorular kaldı. Kitap; teknik, medeniyet ve yabancılaşma gibi devasa kavramları masaya yatırırken, aslında modern dünyanın bizi nasıl bir "hiçliğe" doğru sürüklediğini fısıldıyor.
Özel, modern Batı medeniyetinin bilgiyi "hayır ve şer" kavramlarından nasıl kopardığını anlatırken, Müslüman kimliğinin bu noktadaki sorumluluğuna dikkat çekiyor.
Günümüzde her şey bir veri yığınına dönüşmüş durumda.
Bilgi artık bizi cennete yaklaştıran ya da cehennemden uzaklaştıran bir pusula değil, sadece teknik bir araç.
Kitap, bizi bu devasa bilgi kirliliği içinde yeniden "iyi" ve "kötü"yü ayırt eden o kadim ahlaka dönmeye çağırıyor.