Kitaplara Aşk-ı Derun

Zülfü Livaneli/ Bekle Beni
Zihin birden bambaşka anılara dalıyor. Derin mi derin bir yerde umutsuzca sevinçler arıyor; mutlu saatler, kahkahalar, sarılmalar, tebessümler; üzüm salkımlarına altın parıltısıyla vuran yaz güneşi, petunyaların kokusu, peteklerin balı, kucağına aldığın küçük kızın o masum, o tertemiz gülümsemesi. Ama bakıyorsun ki hepsi acılarla sarmalanmış. Katıksız, saf bir şey yok hayatta. Sevinçlerle hüzünler el ele vermiş, bir örsle çekiç arasında sıkışmış gibi. Hep bir çekişme, hep bir ayrılık.
Sayfa 80 - can·Kitabı okudu
Reklam
Zülfü Livaneli/Bekle Beni
Önce bedeninin o dirençli kabuğunu kıracaklar, etini kemiklerini ezerek ne kadar zayıf olduğunu hatırlatacaklar. Ama yetmez, sıra kendine duyduğun saygıya, benliğine gelecek. Onu da paramparça etmek isteyecekler. Seni bir nesneye, bir gölgeye, bir hiçliğe dönüştürmek için ellerinden geleni yapacaklar. ... Amaç sadece ceza değil. Seni insan olarak çökertmek, ruhunu lime lime etmek, varlığını rüzgâra savurmak. Hepimiz geçtik o iğrenç tezgâhtan. Şimdi sıra sende. Bu sözlere tutun.
Sayfa 79 - can yayınları·Kitabı okudu
Zülfü Livaneli/ Bekle Beni
Ne düşünmeye ne anlamaya güçleri var, hepsinden nefret ediyorum, gerçekten nefret ediyorum, bütün benliğimle nefret ediyorum.
Sayfa 70·Kitabı okudu
“Ve unutmamalıyız ki; hayatta kalmanın en güzel yolu, bir arada durmaktır,”
Sayfa 59 - Can·Kitabı okudu
Bekle Beni
Belki bir gün bu karanlığın içinden bir ışık yükselir, bu sözler umudun en uzak köşelerinde bile bir kıvılcım olur…
Sayfa 50 - Can·Kitabı okudu
Reklam