Yanlış asrın adamıyız vesselam...
Gönlümüz güzel çağa ait.
İçinde bulunduğumuz çağsa olabildiğine hoyrat ve acımasız.
Tıpkı Zarifoğlu gibi duygularımız "Ben bu çağdan nefret ettim, etimle kemiğimle nefret ettim." misali.
Kime açsak gönlümüzü vurgun yiyoruz. Kimle oturup hasbihal etsek anlaşılmıyor fikirler.
Kime baksak göz kaçırıyor.
Kime gitsek evde yok.
Şimdi söyle vesselam, bu çağda bulunur mu kalbi emanet edecek bir insan?
Yorgunluğumuz sırtımızda kambur adeta.
Ümidimiz tükenmiş, derdimiz devaya hasret.
Tükenmişiz, tüketmeden yalnız onlara tükenmişiz.
Çağa tükenmişiz...