Merhabalar, bugün Bülbül Kapanı 3 kitabını yorumlayalım.
Üçüncü kitabın ilk kısımları, Timur'un geçmişiyle yüzleşmesini anlatıyordu. Öncelikle babasıyla yüzleşti ve Ahu'ya babasıyla olan geçmişini, annesinin ve ablasının ölümünü anlattı. Timur ablasını seviyordu, evet. Ama annesinin ölümünde kendini sorumlu hissettiği için hiçbir zaman onu sevdiğini kendine bile söyleyemedi.Anne demek onun için hep bir boşluktu. Ama Ahu'ya geçmişini anlatıp bunlarla yüzleştikten sonra artık annesini sevdiğini, ölümünün, onun değil de babasının suçu olduğunu kabul etti. Bu, geçmişini arkada bırakması için büyük bir adımdı.
Ahunun aklı, her ne kadar geride bıraktığı kardeşinde ve arkadaşında kalsa da, peşinde ölüm varken hayatı daha fazla ertelemek istemez. Rize de kendilerine yeni bir hayat kuran Timur ve Ahu evlenmeye karar verirler. Timur'un elleriyle yaptığı kırmızı gülden taç ve annesinden kalan zümrüt yüzükle Ahuya evlenme teklifi etmesi en sevdiğim sahnelerden biriydi. Ayrıca burada Ahu'ya fotoğraf makinesi hediye ediyor. Bu sahne önemliydi çünkü Ahu'nun geçmiş hayatına dair en özlediği şeylerden birisi de fotoğraf çekmekti. Ve artık eskisi gibi istediği kadar fotoğraf çekebilecekti.
Bu sırada Kurul, ihanet etmesi karşılığında Kenan Kralşan'dan en değer verdiği kişi olan kız kardeşi Irmak'ı öldürmesini ister. Eğer öldürmezse liderliğini bırakması gerekiyordur. Liderliği bırakmayı göze alamayan Kenan, Irmak'ın öldürülmesine göz yumar. Kitaptaki en üzüldüğüm sahnelerden birisi kesinlikle Irmak'ın ölümüydü. Çünkü Kenan istese Irmak'ı kurtarabilirdi ama liderlik pozisyonundan vazgeçmemek için Irmak'ın ölümüne göz yumdu. Liderliğe devam eden Kenan, intikam almak ister ve Ahuyla Timuru bulmak için eskiden kendi yanında çalışan ama aslında bir ajan olan Adriel'in evine gider. Kızıyla