-öyleyse neden yüreğimi dinlemek zorundayım?
-çünkü onu susturmayı hiçbir zaman başaramazsın. Hatta onu dinlemiyor kuş gibi yapsan da o gene oradadır, göğsündedir; hayat ve dünya hakkında ne düşündüğünü sana tekrarlamayı sürdürecektir.
-Bir hain olsa da mı?
-ihanet senin beklemediğin bir darbedir.Ama sen yüreğini tanıyacak olursan, sana baskın yapmayı hiçbir zaman başaramayacaktır.Çünkü onun düşlerini ve arzularını tanıyacaksın ve onları hesaba katacaksın.Hiç kimse kendi yüreğinden kaçamaz.Bu nedenle en iyisi onun söylediklerini dinlemek.Böylece, kendisinden beklemediğin bir darbe indirmeyecektir kesinlikle sana.
Bir şeye karar vermek, başlangıçtan başka bir şey değildir. İnsan bir şeye karar verdiği zaman, karar verdiği sırada hiç öngörmediği, düşünde bile aklına gelmeyen bir yöne doğru, şiddetli bir akıntıya kapılıp gidiyor.
Bütün günler birbirine benzediği zaman da insanlar, güneş gökyüzünde hareket ettikçe, hayatlarında karşılarına çıkan iyi şeylerin farkına varamaz olurlar.
Papaz okulunda olduğu gibi, insan her zaman aynı insanları görürse, bunları yaşamının bir parçası saymaya başlar. İyi ama bu kişilerde bu nedenle, yaşamımızı değiştirmeye kalkışırlar.Bizi görmek istedikleri gibi değilsek hoşnut olmazlar, canları sıkılır çünkü herkes, bizim nasıl yaşamamız gerektiğini elifi elifine bildiğini inanır.