“Zor kişilikler” doğal olaylar gibidir: Onlar her zaman vardır
ve her zaman var olacaktır. Onlara öfkelenmek, kötü havaya veya
yerçekimi kanununa kızmak kadar boşunadır. ”
- Christophe Andre
İlişki tanımımız, kendimizi ilişki içerisinde
konumlandırdığımız nokta ve ilişkiden
beklentilerimiz zaman içerisinde değişse de
esas olan tek bir beklentimiz vardır.
O da var olmak.
Bir ilişkide ne kadar görülüyorsak
kendimizi o kadar var hissederiz.
Ebeveynler duygusal olarak tutarsızsalar, ilgilerini bazen
çok yoğun gösterip bazen tamamen kesiyorlarsa ve çocuklarına
“yoklarmış” gibi hissettiriyorlarsa, yani daimi olarak “onaylanma ve onaylanmama” döngüsü içerisinde gidip geliyorlarsa, bu
tip bir erken çocukluk dönemi yaşayanlar, yetişkinlik dönemlerinde yine bu duruma benzer bir ilişki partneri canlandırabiliyor hayatında.
Çünkü ebeveynlerle kurduğumuz çarpık ilişkiyi ve bu ilişki neticesinde aldığımız duygusal hasarı, ancak ebeveynimize benzeyen insanlarla kurulacak duygusal ilişkiler içinde düzeltebileceğimize inanıyoruz.