Sokakta çocuklar benimle oyun oynuyorlar, elimden tutuyorlar. Çok yaşlı olduğum için mi yoksa en az onlar kadar çocuk olduğum için mi, neden, bilmiyorum.
Tanrı’ya inanmanın yolunun insanlığa inanmaktan geçtiğini son yıllarda anladım.
İnsanlığın olmadığı yerde Tanrı da yok.
Tanrı’ya da insanlığa da inanmamayı sürdürüyorum.
“Sen ve arkadaşların büyük kelimelerle ağzınızı dolduruyorsunuz: Sosyal adalet, özgürlük, devrim…
İnsanları yemek masasına oturtmakla başlayan devrimlere inanıyorum.”