Aşkın tehlikelerini bilerek kendini ebediyen bu duyguya kapatan ben degil miydim? Karasevda, gözleri baglı olarak bir uçurumun kiyisinda yürümek değil miydi?Birine sevdalanmak, donmuş bir gölde, nerede ve ne zaman kırılacağını bilmene imkân olmayan ince buzlar üzerinde yürümek anlamina gelmiyor muydu?
O anda karanlık gökyüzünde, aşagidan yukariya bir yildiz kaydi; her seyi, her karanlık noktayi, hayatin her gizemli kivrimini, ışık almayan her gölgeli alani, zifiri bir gece gibi kapkara olan kalbi aydinlatti ve... hatirladim.
Ask gerçekten kisiye özel bir duyguydu.Birbirine benzer gibi görünse de, her ask biricikti. Iste tam da bu yüzden, bu kadar güçlü bir duygu, cinayet de içinde olmak üzere insana her türlü kötülügü yaptrabilirdi.