Hayatımı adeta büyüyüp genişleyen ve bir şeylerin üzerinde dönen halkalar içinde yaşıyorum. Belki de en son halkayı tamamlamayı asla başaramayacağım. Ama yine de denemek istiyorum.
Ulysses Gaze
open.spotify.com/track/4ZU3d6ren...
İnsan (kim olursa olsun) her zaman, her yerde, mantığının ve çıkarının ona emrettiği gibi değil, canının istediği gibi hareket etmeyi sever. Kendi çıkarının tersini bile yapmayı isteyebilir, kimi zaman bunun böyle olması bile zorunludur (benim kişisel düşüncemdir bu). İnsanın kendi özgür iradesi, isteği, en azgınından kaprisi, kimi zaman çılgınlığa varsa da fantezileri... İşte budur, çıkarın unutulan en yararlı olanı, hiçbir sınıflandırmaya alınmayan, her türlü sınıflandırmayı teoriyi her zaman işe yaramaz kılan... Hem insan için mantıklı çıkarların gerekli olduğunu nereden çıkarmışlar bütün o bilge kişiler? İnsan için gerekli olan yalnızca özgür, (bu özgürlüğü neye mal olacaksa olsun) gene de özgür iradesidir.
Yemin ederim size baylar, fazla bilinçli olmak hastalıktır. Gerçek, tam bir hastalıktır. Sıradan bir bilinç, insanın yaşamı için fazlasıyla yeterlidir.
Ben sadece huysuz olmayı değil, hiçbir şey olmayı da beceremedim. Ne huysuz, ters biri olabildim, ne iyi, ne aşağılık, ne dürüst, ne kahraman, ne de bir böcek ... Şimdi köşeme çekildim, hiçbir bir şey olmayı başaramamış, yalnızca bir aptal olabilmiş akıllı biri (hiçbir şeye yaramayan) olduğum için öfkeli bir teselliyle kendimi avutuyorum. Evet efendim, on dokuzuncu yüzyılın zeki insanı önce kişiliksiz olmalıdır. Etik yönden de zorunludur öyle olmaya. Kişilikli, faal insan genellikle dar kafalıdır. Kırk yıllık hayatımda vardığım kesin kanaatimdir bu benim.