Mustafa Ruşen Çolak

Mustafa Ruşen Çolak
@Rusencolak
Marmara Üniversitesi-Sosyoloji
İstanbul
Sakarya
7 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
Zaman, olta attığım bir akıntıdan başka bir şey değildir. Bu akıntıdan içerim; fakat içerken kumlu dibini görür, ne kadar sığ olduğunun farkına varırım. Zayıf dalgaları akar gider, fakat ebediyet kalır. Daha derininden içmek, dibinde yıldızlar yatan gökyüzüne olta atmak isterim. Bire kadar bile sayamam. Alfabenin ilk harfini bile bilemem. Doğduğum günkü kadar bilge olamadığım için hep pişmanlık duymuşumdur. Zeka bir baltadır; şeylerin gizeminin farkına varıp bu gizeme bir yol açar. Ellerimin gerektiğinden daha meşgul olmasını istemiyorum. Başım, bana el ve ayaktır. En iyi kabiliyetlerimin başımda yoğunlaştığını hissediyorum. İçgüdůlerim başımın bir kazma organı olduğunu söylüyor, nasıl bazı hayvanlar burunlarnyla on pençelerini kullanıyorsa, ben de başımı kullanıp bu tepele- rin içinde maden kazarak yolumu açacağım.
Sayfa 91·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanlar hakikatin uzaklarda, evrenin en dış bölgelerinde, en uzak yıldızın arkasında, Adem'in öncesiyle son insanın sonrasında olduğunu sanır. Ebediyette gerçekten de hakiki ve yüce bir şey vardır. Fakat tüm bu zamanlar, yerlerle olaylar şu andadır, buradadır. Tanrının kendisi de şu anda yücedir, tüm çağların geçmesiyle daha ulvi bir hale gelmeyecektir. Ve yüce ve asıl olanı yalnızca bizi çevreleyen gerçekliğin daimi olarak aşılanıp işlemesiyle kavrayabiliriz. Evren kavrayışlarımıza daima ve uysallıkla yanıt verir; hızlı ya da yavaş gitmemiz fark oluşturmaksızın yol önümüze serilmiştir. O zaman hayatlarımızı kavrayışı şiar edinerek geçirelim.
Sayfa 90·Kitabı okudu
Bilinçli ve incelikli bir şekilde yaşamak, hayatın yalnızca temel olgularıyla yüzleşmek, öğreteceklerini öğrenip öğrenemeyeceğimi anlamak ve ölüm kapımı çaldığında yaşamamış olduğumu görmemek için ormana gittim. Yaşam olmayan şeyi yaşamak istemiyordum, yaşamak çok değerlidir; eğer zorunda değilsem yaşamdan elimi eteğimi çekmek de istemiyordum. Yaşamı tüm derinliğiyle yaşayıp yaşamın tüm özünü emmek niyetindeydim, yaşam olmayan her şeyi bozguna uğratacak kadar güçlü bir Spartalı gib yaşamak, büyük bir etki bırakıp ucu ucuna kurtulmak, hayatı bir köşeye sıkıştırıp en çıplak haline kadar soymak, eğer alçak olduğu ortaya çıkarsa - niçin hakiki tüm alçaklığını almayayım ki?- bu alçaklığını tüm dünyaya ilan etmek veya olur da eğer asil olduğunu öğrenirsem bunu deneyimleyip bir sonraki yolculuğumda gerçek bir şekilde açıklayabilmek istiyordum.
Sayfa 84·Kitabı okudu
Sabah benim uyanık olduğum zamandır ve benim içimde bir şafak barınır. Ahlaki reform uykudan kurtulma çabasıdır. Eğer ki insanlar uyuklamıyorlarsa, günlerin hesabını vermekten neden bu kadar acizler?
Sayfa 84·Kitabı okudu
Kedere bir övgü yazmak değil niyetim, sadece seher vaktinde tüneğinde dikilen bir horoz gibi kuvvetle ötüp komşularımı uyandırmak.
Sayfa 79·Kitabı okudu