...Alaycı bir gülümsemeyle; 'Sizi şimdi tekrar öldürmeye kalkarım diye korkmuyor musunuz?' dedim. Ev sahibi beni baştan aşağıya süzüp:
-'Hayır, korkmuyorum.' dedi.Nedenini sorunca;
-'Gözleri böyle olan insanlar öldürmezler,' dedi.
-'Gözlerim nasıl?' diye sordum.
-'Çok hüzünlü, derin bir kederle dolu.Siz ruhen çok fazla hastasınız..'
Hayattaki düzensizliklerin en büyük nedenlerinden birisi şudur ki herkes hayatında sadece refaha ulaşmayı arzu eder fakat bizzat çalışmak sayesinde hayatını daha iyi bir şekilde düzene koyma ihtiyacı duymaz.
Yöneticiler, ister iyi veya kötü,ister kahraman veya zalim olsunlar,kendi toplumlarının birer kopyasıdır.Onlar halkın içinden doğmuştur.Bir ulus nasılsa yöneticileri de onun gibidir.İşte bundan dolayıdır ki eskiden beri "Her ulus layık olduğu yönetime ve yöneticilere sahip olur." denilmiştir.
"...Amaç nedir derseniz, bence tam olarak şudur: İnsanın değerinin sadece insan oluşundan geldiği; din, milliyet, cinsiyet, renk, cinsel tercih, siyaset gibi birtakım ön sıfatlarla ayrımcılığa uğratılmadığı bir hümanizm anlayışı.”
Schopenhauer’in dediği gibi: Doğa onları türün devam etmesi için kandırmaya uğraşıyor. Aşk denilen şey, çocuk yapmakla sonuçlanması gereken bir kandırmaca mı gerçekten?