bakın, size anlattığım bütün şeylerden sonra, içim neyle doldu dersiniz? kendimden tiksinmeyle mi? Ne münasebet, en başta başkalarından tiksiniyordum ben.gerçi kendi kusurlarımı biliyor ve bunlardan yeriniyordum. yine de, hayli övgüye değer bir inatla bunları unutmaya devam ediyordum. başkalarının davası ise, tersine, yüreğimde boyuna sürüyordu.
"devasa pencereler sade beyaz perdelerle çerçevelenmişti ve hemen dışarıda, dalgakırana vuran dalgaların sesini işitilebiliyordu.doğanın şiddeti ne kadar yakın, ne kadar korkunçtu.
ama insanın şiddeti,hiddeti kadar korkunç olması imkansızdı."
tess gerritsen