“I made you cry.” He looked away, but I caught a glimpse of his clenched jaw. It was almost like it mattered to him that he’d upset me. And, in the moonlight, I felt something that I had never felt about Wes before. I wanted to move closer to him.
Wes, ben daha cevap veremeden, eşofmanın belini tutup karnım tamamen kapansın diye yukarı çekerek elinin etrafına doladı.
"Liz'in kıyafetleri düşüyor Birgül bu yüzden bizim için gitme zamanı. "
Wes'in elini tenimde hissedince donup kaldım. O bana bakarken, ben de onun yüzüne baktım ve kendimi dengesiz hissettim. Bu hissim, onun dokunmasından mı kaynaklıydı, yoksa aniden gelişen mağara adamı tarzı korumacılığından mı, emin değildim.
...
"Başkalarına da frikik vermeden önce sen eve götürelim."