Sonunda tam anlamıyla, Barrons ve Mac aşkına doyduğumuz bir kitap oldu. Barrons’un sert mizacının devam edip aynı zamanda ufacık hareketleriyle kalbimi eritmesine sırıtıp durdum.
Beşinci kitaptan sonra yazar uzatıyor gibi gelmişti ama bu kitabı yalayıp yuttum resmen. Serinin en iyi kitaplarından biriydi. Karakterlerin yaşadıkları hüznü, umudu, aşkı, kayıpları, kıskançlıkları kısacası her bir duyguyu çok güzel hissettim.
En çok da Dani kalbimi kırdı. Seriye ikinci kez başladım ve ilk başladığımda Dani’yi sevmediğimi hatırlıyorum oysa ki onu sevmemek için bir sebep göremiyorum. Aksine sevmek ve ona sarılmak için bir sürü neden var.
Ben bu seriye bayılıyorum.