Rüveyda

Rüveyda
@RuveydaS
"Eminim, o fae hileleriyle evlilik yeminlerinden kurtulmanın bir yolunu bulabilirsin.” “Hayır. Bunu yapamam.” “Neden?” “Çünkü bu bir ihanet olur.” “Kime karşı?” “Kalbime karşı.” Söylediği kelimeler aramızda asılı kalıp beni susturdu. Yalvarır gibi bana bakıyordu. “Nasıl göremiyor­sun, Gemma?”
Sayfa 318 - Elliot to Gemma·Kitabı okudu
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
“ Sen beni hiç sinirlendirmezsin ki,” dedi. Başımı kaldırdığımda onu beni izlerken yakaladım. Sesim nefes nefese, sersem gibi çıktı. “ İkimiz de bunun doğru olmadığını biliyoruz.” Bir saniye kaşlarını çatarak beni inceledi. “ Belki canım sıkılıyor. Ama sinirlenmiyorum. ” “ Farkı ne?” diye sordum. Gözlerini bacaklarıma kadar indirip yeniden yukarı baktı. “Sinirlendiğinde o kişinin etrafında olmak istemez­sin.” Çenesini, pek de başını sallamaya benzemeyen bir şekilde sola yatırdı. “ Ben hep senin etrafında olmak isti­yorum.”
Sayfa 235·Kitabı okudu
Another flash of memory: me, kneeling on the ground, atop the comforter Wyn’s dragged to the floor. Arms up, baby, he says gently. He peels the ruined white T-shirt over my head, runs a cool washcloth over my collarbones, collecting what’s left of my mess. I can barely keep my eyes open. Did you get me the shirt about the rodeos? The I’ve been to so many fucking rodeos shirt? I got it, he says. Arms back up. I must not lift them high enough, because his rough palms catch the undersides of my biceps and ease them over my head. Then the butter-soft fabric is being tugged down around me, pooling against the tops of my thighs. I love this shirt, I grumble. I know, he says, sliding my hair out from under the collar. That’s why I brought it. Now go to sleep.
“Cute.” He glances over his shoulder at me, then back to the phone before I can react. He spreads his thumb and finger over the image to zoom in on my face. I watch him in profile, his face lit up, his dimples shadowing. “So fucking cute,” he repeats quietly.
Kendimi yanına bırakıp o kütüphanede, önümde kitaptan bir kuleyle bir defterin üzerine çöktüğüm fotoğrafa bakarken omzunun üzerinden izledim. “ Tatlıymış.” Omzunun üzerinden bana göz attıktan sonra ben tepki veremeden telefona döndü. Başparmağıyla işaretparmağını kullanarak yüzüme yak­laştı. Onu, aydınlanmış yüzünü, gölgelenmiş gamzelerini yandan izledim. “ Aşırı tatlı,” diye tekrarladı sessizce.
Sayfa 87·Kitabı okudu