Öncelikle belirtmek isterim ki bu caaanım, güzelim, aşk kitaba 9 puanı gözüm kapalı bir şekilde basmayı çok isterdim. Ama, lakin ve ne yazık ki çevirinin tuhaflığı ve cümle anlamlarının anlamsızlığı aşırı saçma ve tuhaf olduğundan ötürü bir puanı hiç istemeyerekten de olsa mecburen kırdım. Çoğu şaka, espri ve duygu dolu anlamlı konuşmalar çevirinin kurbanı olmuş bence.
Neyse kitabın güzelliğine dönecek olursam; kitabın başlarında “aman yine mi ikinci bir şans verme ve sahte ilişki klişesi” dedim, hatta o sıralarda Wyn e de baya sinir oldum. Ama kitap ilerledikçe (ki şunu da belirtmem lazım, kitabın zaman çizelgesi Harriet in geçmiş zamanındaki mutlu bir anı ve şimdiki anı şeklinde ilerliyor) hersey o kadar farklı, güzel, özel, gerçek ve herkesten bir parça içeren bir hikayeye dönüştü ki hepsine, herkese ve her yerine bayıldım bayıldım, bayıldım. Ama özellikle Wyn e ve yine özellikle de Harriet e aşırı çok bayıldım.
Ayrıca kitapla ilgili spoilere girmeden;
“Ah şu geçtiğini sandığımız çocukluk travmalarımızın hayatımıza ve hayatımızdakilere olan etkileri, tepkileri ve sebepleri” demek istiyorum….
Bence kitap çok güzel bir aşk, çok özel bir arkadaşlık ve çok zorda olsa kendini tanıyabilmek, anlayabilmek ve ne istediğine cesurca karar verebilmek üzerine yazılmış çok sıcak ve içten bir hikayeydi.
Çok sevdim, aşırı sevdim, baya baya bayıldım hatta.:)