H2O

H2O
@RuyekBeRu
Demedim mi?
Oraya gitme demedim mi sana, seni yalnız ben tanırım demedim mi? Demedim mi bu yokluk yurdunda hayat çeşmesi ben'im? Bir gün kızsan bana, alsan başını, yüz bin yıllık yere gitsen, dönüp kavuşacağın yer ben'im demedim mi? Demedim mi şu görünene razı olma, demedim mi sana yaraşır otağı kuran ben'im asıl, onu süsleyen, bezeyen ben'im demedim mi? Ben bir denizim demedim mi sana? Sen bir balıksın demedim mi? Demedim mi o kuru yerlere gitme sakın, senin duru denizin ben'im demedim mi? Kuşlar gibi tuzağa gitme demedim mi? Demedim mi senin uçmanı sağlayan ben'im, senin kolun kanadın ben'im demedim mi? Demedim mi yolunu vururlar senin, demedim mi soğuturlar seni. Oysa senin ateşin ben'im, sıcaklığın ben'im demedim mi? Türlü şeyler derler sana demedim mi? Kötü huylar edinirsin demedim mi? Ölmezlik kaynağını kaybedersin demedim mi? Yani beni kaybedersin demedim mi?
Reklam
“Hakikati görebilenler için her kıssa bir işarettir. Kur’an, gönül gözü açık olanlara rehberlik eder.”

İstanbulî

@istanbuIi
·
Yusuf Suresi tevili...
Artık hepimiz biliyoruz ki, Kur'an-ı Kerim'deki kelimeler, cümleler ve hikayeler, aslında arka planında çok farklı bambaşka şeyler anlatan birer sembol, metafor ve modellemelerden başkası değildir. İşte size Yusuf suresinin 6. boyut hakiki ve öz arka plan manaları: Yusuf Suresi: 1. Ayet Orijinal Metin: “Elif. Lâm. Râ. Bunlar, apaçık Kitab’ın ayetleridir.” Kelime ve Metafor Anlamları: Elif. Lâm. Râ. → İlahi ilmin sırları, hakikatlerin derinliği. Apaçık Kitap → İlahi hikmetin ruhlar üzerindeki tezahürü. Ayetler → İlahi sırların açığa çıkışı, hakikatin işaretleri. Te’vil Edilmiş Hali: Kelâm açıldı, sırlar zuhur etti. Hikmet, hakikat ehli için bir nur oldu. 2. Ayet Orijinal Metin: “Biz onu, akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur’an olarak indirdik.” Kelime ve Metafor Anlamları: Biz indirdik → İlahi irade hakikati açığa çıkardı.
Elhamdülillah..
Derman arardım derdime, derdim bana derman imiş Bürhan sorardım aslıma, aslım bana bürhan imiş Sağ ü solu gözler idim, ben dost yüzün görsem deyû Ben taşrada arar iken ol can içinde can imiş Öyle sanırdım ayrıyam, dost gayrıdır ben gayrıyam Benden görüp işideni bildim ki ol canan imiş Savm ü Salât ü Hacc ile sanma biter zâhid işin İnsan-ı kâmil olmayâ lazım olan irfân imiş Kanden gelir yolun senin, ya kande varır menzilin Nerden gelip gittiğini anlamayan hayvan imiş Mürşid gerektir bildire Hakk'ı sana Hak-kal yakîn Mürşidi olmayanların bildikleri güman imiş Her mürşide dil verme kim yolunu sarpa uğratır Mürşidi kâmil olanın gayet yolu âsân imiş Anla hemen bir söz dürür, yokuş değildir düz dürür
“ Ben bilmez idim gizli ayân hep sen imişsin Tenlerde vü cânlarda nihân hep sen imişsin Senden bu cihân içre nişân ister idim ben Âhir bunu bildim ki cihân hep sen imişsin “ ( Ben bilmezdim, görünen de görünmeyen de hep sen imişsin; bedenlerde ve canlarda gizlenen hep sen imişsin. Bu dünyada senden bir işaret arardım; sonunda anladım ki, cihan hep sen imişsin. ) Hammamîzâde İsmail Dede Efendi