Ruhunu ekmek parasına satan her insan gibi yavaş yavaş alışmışlar, birer makine hâline gelmişler. Bizi onlardan asıl iğrendiren, daha ziyade insanın böyle bir makine hâline gelmesi.
Bunun için de hiçbir tazyik, hiçbir işkence beni kendi gözümde küçültmüyordu. Zaten işkence nedir? Bir fizyoloji meselesidir. Etlerimiz, sinirlerimiz dayanabildikleri kadar dayanırlar. Sonra, tabiat ne emrederse o olur.
Ama ruhumuzu kamçılattırmamak elimizdedir. Halbuki ben ruhumun üzerine bir tokat yedim ve bunda kabahatliyim!