Dünyada bunca acı, keder ve can kaybı varken bu kadar mutlu olmayı hak etmiyorum.
Neden öyle diyorsun?
Yalnızca bunlardan ibaret bir dünyada yaşayabileceğimizi mi sanıyorsun?
Ölüm, acı ve dehşetten ibaret bir dünyada? Kayıp ve ıstıraptan ibaret bir dünyada?
Her şeyin ümitsiz göründüğü zamanlarda bile mutlu olmak suç değildir.
İris, bana bak.
Sen bu dünyadaki bütün mutluluklari hak ediyorsun.
Ben de seni mutlu görmek için ne gerekiyorsa yapacağım. 
İnsanlar, ansızın beliren kalp kırıklığını bir kalbin onarılmayacak biçimde milyonlarca parçaya bölünerek farklı yönlere dağılışı olarak tanımlardı.
Bazı parçalar kaybolur, diğerleri ise siz yerleri temizlerken ayaklarınıza batardı. Kalp kırıklığı böyle acımasız bir şerefsizdi işte, siz düştüğünüzde bir tekme daha atardı.
Bence kalp kırıklığını tarif edenler yalan söylüyordu.
Sanki kırık kalbinizin parçalarını japon yapıştırıcısı ya da irade gücünüze bir araya getirebilirsiniz gibi anlatıyorlardı.
Herkes acısını ve üzüntüsünü farklı şekilde yaşar, bu yüzden seni böyle kabul etmeyenleri boş ver çünkü bir insanı sırf arzuladığın için değil bir bütün olarak kabul etmek gerekir. 
Hayat, yükümüzü başkalarıyla paylaşmayı öğrenmektir.
Şu anda sorunlarını saklamak sana daha iyi ve huzurlu gelebilir ama unutma ki o sırlar ne yapar eder bir gün bizi ele geçirir. Ayrıca bazen en büyük yalanlar kendimize söyledikleriniz değildir.; Aksini ispat eden tüm gerçeklere rağmen tekrar tekrar inandıklarımızdır.
Bu yüzden sırlarını ya paylaşacaksın ya da içinde tutacaksın.
Seçim senin.
Ama şunu unutma ki sen kendi gölgeni çekene dek bu lanet olası sırlar seni yiyip bitirecek. 
Sana bir sır vereceğim.
Hepimiz yalan hayatlar yaşıyoruz sadece bazıları onları gizlemekte daha iyi oluyor. Diğerleri saklayarak asıl kişiliklerini kabul etmiyor, köşelerde beliren gölgelerden ürkerek yaşamaya devam ediyor çünkü orada neyin gizlendiğini biliyorlar.
Sen ne yaptığının farkındasın.
Bilinçli olarak sırlarını kucaklıyor, seni ele geçiren sorunlarla bir oluyorsun.