Uğruna savaştığımız her şeyi nasıl seviyorsam, seni de öyle seviyorum. Seni, özgürlüğü, insan onurunu sevdiğim gibi seviyorum. Tüm insanlığın çalışma hakkını, aç kalmama hakkını sevdiğim gibi seviyorum seni.
Ölümden korksun ya da korkmasın, insanın öleceğini kabullenmesi kolay değildir… ölmek hiçbir şeydir… Ama yaşamak, bir tepenin yamacında rüzgarda salınan bir buğday tarlasıydı. Yaşamak gökyüzünde dolanan atmacaydı. Yaşamak tahılın savurduğu, samanların uçuştuğu harman yerinde tozlar içinde duran toprak bir testideki suydu. Yaşamak bacak arasındaki attı ve bacaklarından birinin altındaki karabinaydı, bir tepeydi, bir vadiydi, vadinin uzak kıyısında, kenarında tepelerin ötesindeki ağaçların uzandığı bir dereydi.