1. Bilimin Sınır İhlali: Bilimcilik (Scientism)
Modern dönemde, özellikle "Yeni-Ateist" çevreler tarafından bilim, kendi sınırlarının dışına taşırılmaktadır. Felsefi, ahlaki ve ideolojik iddialar bilimin otoritesi arkasına saklanarak meşrulaştırılmaktadır. Bu durum bilimi yüceltmek yerine ona zarar verir.
Dönüşüm: Bilim, doğayı açıklayan bir yöntem olmaktan çıkarılıp; toplumu kurtaracak bir seküler din ve ahlaki bir rehber haline getirilmiştir.
Sorun: Bilim; ahlak, siyaset ve anlam gibi "sessiz kalması gereken" alanlarda zorla konuşturulmaktadır. Bilim insanlarının kişisel dünya görüşleri, sanki laboratuvarda kanıtlanmış birer "bilimsel gerçek" gibi sunulmaktadır.
2. Yeni-Ateizmin İndirgemeci Tezleri
Yeni-ateist söylem, Bilgili’ye göre şu üç sacayağı üzerine kuruludur ve üçü de sorunludur:
Tarihsel Hata: Bilim ve dinin tarih boyunca zorunlu bir çatışma içinde olduğu iddiası (Oysa Newton, Kepler, Mendel gibi öncüler dindardı ve çalışmalarını bu inançla temellendiriyorlardı).
Felsefi Hata: Bilimin rasyonel, dinin ise tamamen irrasyonel olduğu savunusu.
Sosyolojik Hata: Bilim ilerledikçe dine duyulan ihtiyacın tamamen ortadan kalkacağı varsayımı.
3. "Olan" ve "Olması Gereken" Ayrımı (Hume’un Giyotini)
Bilim normatif değildir.
Bilim: "Nedir?" ve "Nasıl çalışır?" sorularına odaklanır. Doğa olaylarını açıklar.
Yeni-Ateizm: Bilime "Ne yapmalıyız?" sorusunu sordurmaya çalışır. Oysa bilimden bir ahlak yasası veya hayat amacı türetmek, bilimin doğasına aykırıdır.
4. Bilimin Gizli Kabulleri: İnançsız Bilim Mümkün mü?
Sanılanın aksine bilim, "hiçbir şeye inanmadan" yola çıkmaz. Bilimi mümkün kılan ve bilimsel yöntemle ispatlanamayan felsefi ön kabuller vardır:
Doğada rasyonel ve keşfedilebilir bir düzen olduğu varsayımı.
Doğa yasalarının evrensel ve değişmez olduğu