Laik Kemalist Rejimin istihbarat teşkilatlarına baktığımızda: istihbarat faaliyeti yürütürken veya kendince önleyici tedbirler almaya çalışırken, hiçbir kural ve kaide tanımadan, hiçbir hukukun kabul etmediği insanlık dışı yollara başvuruğunu görmekteyiz.
Bunlar, yasalar çerçevesinde hareket etmekten ziyade, kendi aralarında şekillenen kurallar ve amirlerinin talimatlarını uygularlar. Çünkü görev, yetki ve sorumluluklarını belirleyen ve faaliyetlerini yasal çerçeveye bağlayan kanunları hep eleştirirler. İmkanlarını azalttığını, faaliyetlerini kısıtladığını, serbest hareket edemediklerini ve dolayısıyla istihbarat faaliyeti ile önleyici ve koruyucu tedbirler alma noktasında yetersiz kaldıklarını ve başarısız duruma düştüklerini düşünürler. Bu yüzden de çoğu kere kanunları takmazlar ve kendilerini kanunların üstünde görürler. Bu kanunları yapanların sivil insanlar olduklarını, bu gün görevde olup yarın oradan ayrılacaklarını, kendilerinin ihtiyaç ve sıkıntılarını hakkıyla idrak edemediklerini düşünürler. Bu nedenle çoğunlukla istihbarat faaliyetinde ve suç öncesi tedbirler kapsamındaki faaliyetlerde kendi kural ve kaidelerini uygularlar. Tabi bunları, yukarıda belirtildiği üzere gizlilik içinde ve örtülü bir şekilde yaparlar, insanlardan saklamaya çalışırlar.
Dolayısıyla polis ve jitem, istihbarat faaliyeti çerçevesinde; zorla muhbirleştirme, muhbirleştirilenleri her türlü insanlık dışı fiillere bulaştırma, toplumu ifsat edici her türlü çirkin ve kirli işleri icra etme yoluna gitmekte, bu konularda devlet imkanlarını kullanmakla birlikte, yasaların hesabına gelenini uygulayıp hesabına gelmeyeni takmayarak kendi içinde oluşturduğu kural ve kaideleri tatbik etmektedir