Bilinmezliğin koyu gölgesi mi bu, yoksa bambaşka bir hakikat mi? Her bir nota bir eşik, her bir basamak sonsuzluğa açılan bir kapı sanki... Gökyüzünün o büyüleyici maviliği, ağaçların taze yeşili ve bulutların raksı; hepsi birer imza gibi. Kağıt üzerinde süzülen kalemin o kusursuz hatlarında gizli olan bu nizam, nedenini bilmediğimiz bir mucizenin tezahürü değil mi?
...
İnsan önce yürümeyi öğrenir, sonra eşiği aşar ve dışarıdaki o devasa merdivenle yüzleşir. Bir kez yürümeyi bellediğinde, o merdivenin basamaklarını sabırla, tek tek arşınlaması gerekir. Ve sonra, hayatın o ince sesini duymaya başlar; minik bir fısıltı ya da ruhun en derininden gelen bir ses