Bedirhan

Bedirhan
@SEYREDELIMALEMI
Yüreğini Açarsın da Ben Okumaz mıyım...
KAMU ,İDARECİ
İlahiyat
Şehr-i Nuh
81 okur puanı
Temmuz 2017 tarihinde katıldı
Aşk Der Susarım
Aşkın Yolu Dikenli Aşık olana Gül Bahçesi
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Okumadığım Günlerden
Karanlığın dibini kitapla gördüm
Kutsal kurmacasi adına Savaşlar
İşgalin öncesinde ve bütün çatışmalar boyunca, özgürlükten ve demokrasiden çok söz edildiği doğru. Bu tür sözlere en eski çağlardan beri, dünyanın her yerinde rastlanmıştır; askeri bir operasyonun amaçları ne olursa olsun, onun adalet adına, uygarlık adına, Tanrı ve peygamberleri adına, ezilenler adına ve elbette, meşru müdafaa ve barış aşkı adına yürütüldüğünü söylemek yeğlenir. Asıl gerekçelerinin intikam, açgözlülük, fanatizm, hoşgörüsüzlük, egemen olma isteği ya da muhaliflerini susturma arzusu olduğunu söylemek hiçbir liderin işine gelmez.
Yüzümüz Batıya Dönük Olsun
Batı'nın yüzyıllardan beri, dün olduğu gibi bugün de içinde bulunduğu dram, dünyayı uygarlaştırma arzusu ile ona egemen olma isteği -iki uzlaşmaz dilek- arasında sürekli bocalamasından kaynaklandı. Her yerde en soylu ilkeleri dile getirirken, o ilkeleri, ele geçirdiği topraklarda uygulamaktan titizlikle sakındı.
Batı asla Medeni Olmadı
Bu, temel soruyu bir kez daha sormama yol açıyor: Acaba Batılı güçler gerçekten eskiden sahip oldukları topraklara kendi değerlerini yerleştirmeye çalıştılar mı? Ne yazık ki hayır. Hindistan'da olsun, Cezayir'de ya da başka bir yerde olsun, yönetimleri altındaki "yerliler"in özgürlüğü, eşitliği, demokrasiyi, girişim ruhunu ya da hukuk devletini övmelerini asla kabul etmediler; hatta bu değerleri talep ettiklerinde onlara sürekli olarak baskı uyguladılar.