“Bir şey insanın isteği haline geldiyse, aklına düştüyse ve kalbine aktıysa sebepsiz değildi.(…) Aklıma düştüyse düşmesi gereken, gönlüme de düşecektir dedim. Ve inandım buna.”
“Hissetmenin bilmekten çok daha doğru olduğunu bilerek güveniyordu bu duyguya. Hem bilmek neydi ki zaten? Dışarıdan değil çok daha derinlerden, aslında içimizden gelen güçlü bir idrakle sindirdiklerimizden başka neydi ki o?”