Doğal dünya ve iç dünya olmak üzere, iki dünyanın varlığını kabul eden İslam dini, insanın bu iki dünya arasındaki uçuruma, bir köprü niteliğinde yaratıldığını savunur. Bu birlik bozulduğu zaman din, insanı geri kalmışlığa(dünyevi değerlerin reddine), bilim ise ateizme sürükler.
Doğu ve Batı'daki forslu yabancılar; eskiden olduğu gibi ordularını göndermek yerine, şimdilerde kendi fikirleri ve sermayelerini gönderiyorlar, amaçları kendilerinin bu topraklardaki varlıklarını sağlama almak ve Müslüman halkını ileride de manevi zafiyete, maddi ve siyasi bağımlılığa sürüklemek.
Okudum butonuna bastım, derin bir nefes aldım şimdi. Sanki gerçekten nefes almadan okumuşum gibi hissediyorum. İki günde 400 sayfa nasıl okudum bilmiyorum. Öyle güzel bir kadın tanıdım ki... Kalbine defalarca sarılmak istedim. O dönemde böylesi ayakları yeri sahiplenmiş, dili hürriyetini kaybetmemiş kadın ne kadar azdır kim bilir...
Sayfaları ardı ardına çevirirken o kadar istedim ki o güzel kalbinin mutluluğa ermiş olmasını. Bir mucize olsun da hayatın bambaşka, istediğin kapılara açılsın istedim.
Kitap nasıl bitmiş olursa olsun ben 632 sayfanın tamamında hüzünlere boğuldum. En mutlu olduğu anlarda bile jane'nin bunları hiç yaşamamış olmasını isterdim. Tek istediği; kalbi saf sevgiyle dolmuş insanların, onu çıkarsızca sevmeleri olan bir kadının yolun sonundaki o düzlüğe bunca yokuş ardında bırakarak ulaşması çok acı. İyi ki tanıdım seni Jane Eyre...
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,2bin okunma