Her şeyi bildiğini sanıyorsun, her şeyi biliyormuş gibi eylemlerini önceden tanımlamaya çalışıyorsun; güya yaptıklarını da biliyorsun, yapmadıklarını da. Bu sanı sana öyle güven veriyor ki yapacaklarını da bildiğine inanıyorsun, yapamayacaklarını da.
Şu kısa yaşamın dar sokaklarında dolaşırken elinde tuttuğun tutarlılık şemsiyesinin seni ıslanmaktan koruyacağına itimadın öyle tam ki paçalarının çamur içinde kaldığını farketmiyorsun bile.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kişinin bilmemesi cehl-i basittir; yani bir kademeli cehalettir ve gayet de tabiidir. Kişinin bilmediğini bilmemesi ise cehl-i mürekkebdir; yani iki kademeli cehalettir ve bu hiç de tabii değildir.
Çocuklar cevaplarını bildikleri soruları sormazlar; yetişkinlerse umumiyetle cevaplarını bildikleri soruları sormayı tercih ederler; bekledikleri cevaplar, aslında zaten sepetlerindeki bayatlamış cevaplardan ibarettir. Bunun içindir ki çocuklar ikna edici cevabı alamadıklarında, yetişkinlerse bekledikleri cevabı alamadıklarında rahatsız olurlar.