Bütün bu hükümdarların erkek olduğunu keşfettim. Ortak yanları hırslı ve çarpık bir kişilik, paraya, cinselliğe ve sınırsız gü ce karşı doymak bilmez bir iştahtı. Dünyaya kötülük tohumlarını eken, halklarını talan eden erkeklerdi bunlar; kaim sesli, ikna yeteneğine sahip, tatlı sözler seçip söyleyen, zehirli oklar atan erkeklerdi. Gerçek yüzleri, ancak ölümlerinden sonra ortaya çıkı yordu. Böylece tarihin aptalca bir inatçılıkla kendini tekrarladığını keşfettim.
Aslında anneme tıpatıp benziyordu; aynı uzun giysiler, aynı yüz, aynı hareketler. Fakat gözlerine baktığım zaman onun annem olmadığım hissederdim. Tam düşecekken beni kaldıran gözler değildi bunlar. İçlerinde güneş ya da ay ışığı oynaşıyormuş gibi olan, baktığım zaman akın daha ak, karanın daha kara olduğu, kapkara iki yuvarlağı çevreleyen apak halkalar değildi bunlar.