İsmet Özel 'in şu dizelerine ne kadar da benziyor.
“Kader bir ip gibi bağlar bizi;
Çözmek elimizde değil.
Yol uzun, rüzgâr sert esiyor,
Ama gönül, sevdiğine doğrudur.”
Şeria nehri asırlardır Lut gölüne dökülüyor ama gölü zerre kadar tatlandırmamış.Bu durum sanki Lut Peygamber 'in kavmi karşısındaki durumuna,evrensel olarak da İlahi yasaya karşı kayıtsız kalanların herzamanki durumuna işaret ediyor gibi.
Nerden çıktın karşıma böyle Sitare
Efsaneler dökülüyor gülüşlerinde
Kirpiklerin yüreğime batıyor
Telaşlı bir kalabalığın ortasında
Ayaküstü konuşuyoruz
Nedimin nigehban nergisleri gibi
Üstümüzde bütün nazarlar
Çok utanıyorum Sitare...
Dilaver Cebeci
Virane olmuş kalbime ne yaptın?
Bak! Divane aşkım ne yaptın?
Alışkanlığın ipeğinde rahat uyuyordum
Kelebek gibi kanadıma ne yaptın?
Gözünün kadehinden daha içmeden sarhoş oldum.