Kısaca şöyle bir düşünelim:
İyilik eden, verdiği sözü tutan bir adam, araç ve gereçlerini para ile tamir ettirmek üzere bir işçiye verir. İşçi bunları tamir edeceği yerde bir bölümüne hiç bakmadığı gibi bir bölümünü de kırar, döker, sonra da dönüp:
- Mal sahibi iyi adamdır, vermeyi vaat ettiği parayı fazlasıyla öder, der ve beklerse bu çeşit bir bekleme, bir aldanma mı, imkansız olan isteme mi yoksa ümit etme midir?
Tabii ki boşuna ümittir.