Gölgeleri ayaklarının dibine çekilmişti. Susadılar. Çukurovanın yazısında su nerede? Dilleri damaklarına yağıştı. Bir su buluruz umuduyla yürüdüler. Ortalarda ne köy vardı, ne bir şey. Öbek öbek ırgatlar geçiyordu yanlarından, kederli, yorgun, kahrolmuş, boyunlarını içine çekmiş, elleri böğürlerinde, tozdan yalnız gözleri, dişleri ışıldayan, avurdu avurduna geçmiş, yırtık, nakışlı yün çoraplar giymiş, sırtlarından ter fışkırmış adamlar... Selam verip selam aldılar.