Üçü de dumanları havaya yayarak sigaralarını içmeye koyuldular. İşte o sıra İshak amcanın gelini bir türkü söylemeye başladı. Sözleri onların geldikleri yerlere dairdi. Biz anlamıyorduk ama, ezginin yumuşak, içli etkisi odayı sarıvermişti. İshak amcanın gelininin sesi yeniyetme bir kız sesi gibiydi. İnsanın ta yüreğine değiniyordu. Sonra türkü söylediği yeri yabancılamanın utancını yenince, daha gür daha sıcak oldu. Odamızın ne denli güzel olduğunu bunca sezmemiştik şimdiye dek. Bu odada olan insanları o kadar doğrulayıp güzelleyen bir türküydü k, bu, ninemin etiyle, kanıyla bağlı olduğu o yerleri, bize yeterince anlatamayışına şaşmamak gerekiyordu. Türkü onun anlatmak istediği her şeyi tek tek arıtıp diriltiyordu.
-Bayram dediğin, iyiliklerimizi pekiştirmek değil midir, diyordu ninem. Bu da biz bize olmaz. Olmalı başkaları, bakmalıyız ne kadar severiz onları ve seviniriz onlar için.