Zorbalar, başa çıkamadıkları, korktukları her şeyi tarih boyunca daima yakmışlardı. Zorbalar, insanları, kitapları ve binaları hep yaktılar... Zorbalar yaktıkları herkesi "cadı" ya da "şeytan" diyerek cayır cayır hep yaktılar!
"Ona sorarsan, çocukluklarından beri tanışan,fakat bir türlü iyi geçinemeyen, sürekli birbirlerini iğneleyerek yaşamış iki erkek arasındaki ilişki de bir çeşit aşkmış!"
...
"Yıllarca birbirlerini çekemeyen bu iki arkadaş sonunda yaşlanıp, emekli olmuş iki aksi ihtiyara dönüşürler. Ve doğal olarak içlerinden biri daha önce ölür. İşte o zaman geride kalan, sataşacak birinin yokluğunu çekmeye başlar. yokluğunu çektiği kişi öyle biridir ki; çocuklarından beri tanışmakta, birbirlerini iyi ve kötü yönleriyle çok iyi tanımakta,aynı zamanda bütün domuzluk, itlik ve keçiliklerinin ardında aslında gizli gizli birbirlerini kollamaktadırlar. Bunlar kadar önemli olan bir başka nokta da bütün bu çocuksu itiş kakışa rağmen 'öbürü'nün hep 'orada' olduğunu bilmek güvencesidir. Çünkü aşkın doğası çocuksudur ve işte bu yüzden geride kalan, gideni fena halde özlemektedir..."
"Ada, ne zaman nereye uçacağını bir tek kendi bilen özgür kumral bir kuş. Asla kanatları kırılmamalı, asla yönü sorulmamalı. Böylesi ne çok yakışır ona!..."