O, kadınlara karşı, onların kıt anlayışlarını göre ayarlanmış bir dil kullanılması gerektiğini ve önemli şeylerin onları ilgilendirmediğini sanıyordu. Her yerde kalabalık sayılabilecek böyle bir kanı, bizim gözümüzde üstelik ahmakçaydı da.
Sayfa 190 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
--- İnsaf et, dedim. İşimiz ol ayan şeye karışmak üstüne görev mi senin? Bırak erkekler dövüşsün, bağıra çağıra politikadan söz etsinler. Kadınlar savaşa gidecek değil ya! Bonapart'tan size ne?
Gözleri şimşik gibi çaktı:
--- Utan, dedi. Kadınların anayurdu yok mu? Onların babaları, erkek kardeşleri, kocaları yok mu? Acaba bizim damarlarımızda akan kan Rus kanı değil mi? Yoksa bizim sadece balolarda ekosez yaparak döndürülmek, evde de kanaviçeye köpekçikler işlemek için mi doğduğumuzu sanıyorsun? Hayır, ben kadının toplumun üzerinde, ya da hiç değilse bir adamın kalbi üzerinde nasıl etkili olabileceğini biliyorum. Bizi tutsak ettikleri aşağılık durumu kabul etmiyorum.
Sayfa 186 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu