Sefa SAKARYA

Sefa SAKARYA
@S_Sakarya
Holstomer
Atlar sadece kendi kendilerine acır, nadiren de kendilerini kolaylıkla yerlerine koyabildikleri varlıklara. Fakat yaşlılığı, sıskalığı, çirkinliği alacalı iğdişin suçu muydu ?.. Olmamalıydı aslında. Ne var ki at zihniyetine göre suçluydu işte; yalnızca güçlü, genç ve bahtiyarlar haklıydı her zaman, önünde uzun yıllar olanlar, kuyruğu kazık gibi havaya dikilenler.
Sayfa 13 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
Holstomer
"İnsan bir yere 'evim' der ve içinde hiç oturmaz, yalnızca inşaatıyla, korunmasıyla ilgilenir. Tüccar 'dükkânım' derdi. 'Çuha dükkânım' mesela, ama dükkanındaki en iyi çuhadan dikilmiş elbiseden bir giysi giymezdi. Hiç görmedikleri, üzerinden hiç geçmedikleri toprakların kendilerinin olduğunu söyleyen insanlar vardı. Başka insanlar için 'benim' diyenler vardı, oysa hiç görmüyorlardı bu insanları ve onlarla tüm ilişkileri kötülük etmekten ibaretti. Kadınlara ya da eşlerine 'benim' diyenler vardı, oysa bu kadınlar başka erkeklerle yaşıyordu. Ve insanlar hayatta iyi buldukları şeyi yapmaya değil, mümkün olduğunca çok şeye benim demeye çabalarlar. İnsanlarla aramızdaki en temel farkın bu olduğundan eminim artık. Bu nedenle üstünlüklerimiz bir yana, sadece bundan yola çıkarak, canlı varlıklar merdiveninde insandan daha yüksek bir yerde durduğumuzu söylemeye cüret edebiliriz.
Sayfa 23 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Holstomer
"Mesela 'atım' diyen insanların çoğu sırtıma binmiyor, başkaları sürüyordu beni. Beni besleyen de onlar değil başkalarıydı. Yine bana iyilik yapan da o 'atım' diyenler değil, arabacılar, baytarlar ve genel olarak yabancı insanlardı. Sonradan, gözlemlerim arttıkça 'benim' kavramının yalnızca biz atlar konusunda değil, her konuda, kişilerin mülkiyet duygusu ya da hakkı adını verdikleri, aşağılık ve insan türüne has bir içgüdüden başka bir temele sahip olmadığına kanaat getirdim."
Sayfa 23 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Balodan sonra
"Diyorsunuz ki insan neyin iyi neyin kötü olduğunu kendiliğinden anlayamaz, her şey çevreye bağlıdır, çevreyse insanı kemirip bitirir. ..."
Sayfa 57 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Önemli olan yazmak istediğinizi yazmanızdır ve yazdığınızın öneminin asırlarca mı yoksa saatlerce mi süreceğini hiç kimse söyleyemez. Ama hayal gücünüzün tek bir saç telini, tek bir renk tonunu bile elinde gümüş bir kupa olan Baş Müdüre veya gömlek kolunun içine sıkıştırdığı bir ölçüm cetveli olan bir profesöre olan saygınızdan dolayı feda etmekten aşağılık ihanettir ve eskiden insanların başına gelebilecek en büyük felaketler olarak anılan zenginlik ve namus kaybı bunun yanında devede kulak kalır.
Sayfa 157 - Aylak Adam Kültür Sanat Yayıncılık·Kitabı okudu
Reklam