"İtirafta bulunmayı kastetmiyorum. İtiraf ihanet değildir. Söylediğim ya da yaptığım şeyler önemli değil: Önemli olan tek şey duygular. Eğer seni sevmekten vazgeçmemi sağlarlarsa... asıl ihanet bu olur."
Her şeye rağmen gün gün, hafta hafta hayatı sürüklemek, geleceği olmayan bir şimdi dokumak karşı konulmaz bir içgüdüydü sanki; insanın ciğerlerinin hava bulunduğu müddetçe bir sonraki nefesi alması gibi.