S. Tekin

S. Tekin
Hepimiz bir bataklıkta yaşıyoruz ama bazılarımız yıldızlara bakıyor .
Puan vermedi·128 syf.··
2021 14. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2021 20:43
Mehmed Uzun. Okumak için çok geç kaldığımı düşündüğüm bir yazar daha. O, zor durumlarda kaldığında sözcüklere sığınmış onları siper etmiş kendine. Ben şimdi kendimi savunmak için hangi sözcüklere hangi cümlelere sığınayım? Hakkım yok belki de bu konuda kendimi savunmaya. Tek avuntum 25'imde de olsam onu okumaya başlamak. Romana gelecek olursam kitap Serdar ve Yaşlı Rind'in yollarının kesişmesiyle başlıyor. İkisi arasında geçen diyaloglar çok keyifli ve eğiticiydi. İkisinin kendi içindeki farklılıkları, monologları da çok düşündürücüydü. Özellikle Serdar'ın gurbette yaşadığı duygular, yabancılık hissi, aidiyet duygusuna özlemi çok etkileyici bir şekilde okura hissettiriliyor. Bir içerik bir üsluba bu kadar mı yakışır ya da bir üslub bir içeriğe bu kadar mı yakışır diye sorup durdum. İçerik ve üslup birbirini o kadar güzel tamamlamış ki en basit bir cümle bir kelime dahi çok etkileyici olabiliyor. Sözü daha fazla uzatmanın manası yok . Okuyun efendim benim gibi geç kalmışlık hissine kapılmadan okuyun...
Yaşlı Rind'in ÖlümüMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20174,941 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·375 syf.··
2021 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2021 23:03
Afrikalı Leo Amin Maalouf'un okuduğum ilk romanı aynı zamanda Maalouf'un da yazdığı ilk romanı bu yüzden Maalouf'u tanımak için iyi bir başlangıç yaptığımı düşünüyorum. Afrikalı Leo her ne kadar roman olarak geçse de bence sadece romana ait özellikle taşımıyor. Kitap, biyografinin seyahatnamelerin hatta bana göre sefaretnamelerin de özelliğini taşıyan tarihi bir roman. Kiitabı okurken başkarakterle zamansal ve mekansal bir yolculuğa çıkıyorsunuz adeta.Olaylar başkarakter Hasan ibn Muhammed ya da diğer adıyla Giovanni Leone'nin başından geçiyor. Granada'da başlayan yolculuğunuz Roma'da bitiyor türlü türlü maceralarla tabi. Tarihsel süreçler olan savaşlar, dini ve kültürel çatışmalar romanda çok güzel işlenmiş. Tarihseverler için güzel bir roman olduğunu düşünsem de kitap benlik değilmiş. Ben galiba edebi yönü ya da felsefi yönü baskın olan kitapları daha çok seviyorum bu romanda bunları pek bulamadım, kitap daha çok olay ağırlıklı olduğu için belki de . Bir de kadınlar kısmı vardı kitapta beni huzursuz eden . Kadınların erkeklere sunulan obje niteliği taşıması, erkeklere mahkum olmaları, erkekler için yaratılmış olmaları algısı ...Gerçi bunlar hâlâ var ne yazık ki asırlar geçmesine rağmen. Belki de beni rahatsız eden asıl nokta buydu; hem tarihe hem günümüze tanıklık etmiş olmak ve ne yazık ki pek de değişen bir şeyin olmadığını görmek .
Afrikalı LeoAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202418,4bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2021 10. kitabı
Beyaz Geceler, Dostoyevski'nin iki öyküsünden oluşan bir kitap . İlk öyküsü "Beyaz Geceler" iken ikinci öyküsü ise "Yufka Yürekli". Dostoyevski'nin üslubundan söz etmeme gerek yok diye düşünüyorum; çünkü öykülerin ilk satırlarını okurken bile cümleler kimin kaleminden çıktığını adeta bağırıyor . Mükemmel bir üslup mükemmel bir anlatım... Öyküleri okurken Dotoyevski mi karakterleri yaratıyor yoksa karakterler mi Dostoyevski'yi yaratıyor diye sorup durdum ve açıkçası cevabını bulamadım . Karakterlerin yaşadığı duygu durumlarını o kadar güzel analiz edip ve bir o kadar da güzel bir şekilde aktarıyor ki böyle hissetmeden böyle yazması mümkün mü diye düşünüyorum. Dostoyevski o duygu durumlarını hissetti mi bilmiyorum ama okuruna çok iyi hissettirdiği kesin. Öykülerinin içeriğine gelecek olursam Beyaz Geceler bir aşk öyküsünü anlatıyor . İncelemelere baktığımda genelde Beyaz Geceler adlı öykünün üzerinde durulmuş. Ama beni etkileyen asıl öykü "Yufka Yurekli "oldu . *Spoiler * Ah Vasya! "Mutluluk avucumuzun içinde "demiştin. Ama ona rağmen o mutluluğu yitirmekten korktun, mutluluğunu kaybetme korkusu aklını kaybetmene sebep oldu . Galiba bir gün ben de kendimi bu denli mutlu hissedersem o mutluluğu kaybetme korkusu benim de çıldırmama sebep olabilir . Yufka yüreğin, yüreğimiz mutluluğu kaldıramadı Vasya . Bazen tedirginliğine, telaşlarına, korkaklığına ve çıldırmana kızsam da seni anlıyorum Vasya. Kendi tımarhanemden sevgilerle Vasya , iyi ki tanıdım seni ..
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · İskele Yayıncılık · 2011102,4bin okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2021 8. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2021 17:18
*Spoiler içerir* Sokrates'in Savunması'nı birincil kaynaktan yani Sokrates'in kendisinden okumayı çok isterdim ama ne yazık ki Sokrates'ten kalan yazılı bir kaynak yok, bu yüzden Platon'a çok şey borçluyuz, Sokrates'in öğrencisi olmanın hakkını vermiş bence. Hem Devlet hem de Sokrates'in Savunması adlı eserlerinde Sokrates'le ilgili bilgiler aktarıyor bize. Devlet adlı eserini Sokrates'in Savunması'ndan önce okudum, bence sıralama hatası yaptım ama yine de ikisini de iyi ki okumuşum. Kitapta, Atina yöneticileri (Meletos,Anitus, Likon) tarafından gençleri yozlaştırdığı, inançsızlığı benimsediği ve halka kötü örnek olduğu gerekçesiyle mahkemeye verilen Sokrates'in yargıçlar, jüri üyeleri ve Atina halkına kendini tanıtmasını, hayattaki amacını, öğretilerini kısacası felsefesini anlatmasına şahit oluyoruz. İnandığı doğruların peşinden giden 70 yaşındaki Sokrates, kendini Tanrı tarafından devletin başına musallat edilen bir atsineğine benzetiyor. Sizi rahatsız ediyorum çünkü sizi uyandırıyorum, beni öldürseniz de görevim bu ve ben bu görevimden vazgeçmeyeceğim, ben öldükten sonra da Tanrı size başka bir atsineğini musallat edecek, diyor Sokrates. Sokrates ölümden korkmadı hatta ölmek istedi.Sokretes'in ölerek yapmayı düşündüğü tek zafer kazanmaktı ve ölerek bu zaferi kazandı.Felsefenin doğuşuna ortam hazırlayan ve demokrasinin başkenti Atina ise kaybetti, çünkü bu şehir Sokrates'i öldürdü... Hayat felsefesinin temelini "kendini tanı, bizzat kendini" anlayışı oluşturuyor. Kendini tanı evreni tanı diyor. Bu bana "İlim ilim bilmektir, İlim kendin bilmektir Sen kendini bilmezsin, Ya nice okumaktır" diyen Yunus Emre'yi hatırlattı. Kitap 3 bölümden oluşuyor, Savunma, ceza alternatifleri ve Sokrates'in vedası. Felsefi bir kitap olduğu hâlde çok ağır bir dili yok ama
Sokrates'in SavunmasıPlaton (Eflatun) · EZR Yayıncılık · 201764,8bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2021 7. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2021 23:09
Az önce bitirdim kitabı ve derin bir oh çektim nihayet bitti diye. Hayatın Mucizeleri, Zweig'in kısa olan hikayelerinden biriydi ama benim için gerçekten uzundu. Neden böyle oldu anlamadım ben de. Zweig'in öyküleri ağır ilerler, psikolojik tahliller ağır basar, betimlemeler fazladır ama bunlar yine de öykülerini sıkıcılaştırmaz onun üslubunu yansıtır bana göre. Ancak Hayatın Mucizeleri'nde bence tam tersi oldu, kısa bir öykü olmasına rağmen ittire ittire okudum, sarmadı beni açıkçası. Kitabın içeriğine gelecek olursam Hristiyan olan yaşlı bir ressam ile yahudi olan bir genç kızın yollarının kesişmesiyle yaşanan dinsel, toplumsal çatışmalar anlatılıyor. Esther ile yaşlı ressam arasındaki iletişim, kitabı okunabilir kıldı bana göre. Esther'in yaşantısıyla savaşın çocuklar üzerindeki etkisine de değinmiş Zweig. Ayrıca sosyolojik, psikolojik yönü ağır basan kitap beni sonuyla da şaşırttı. Kitap benim için biraz sıkıcı olsa da bence her kitap bir şansı hak eder, o yüzden okunmasını tavsiye ediyorum.
Hayatın MucizeleriStefan Zweig · Yakamoz · 201819,1bin okunma