Seni güçlendiren şey başkasını yıkabilir. Sen kısa sürede toparlanırken başkası uzun bir müddet kendine gelemeyebilir. Herkesin olayları karşılama şekli, tepkisi, yaşadıklarını sindirme süresi ve kendini güvenli bir iklimde hissetmesi aynı süreçte ilerlemez.
Binlerce sayfa kitap okusak, binlerce film izleyip müzik dinlesek yine de deprem bölgesinde hüzünle yeri izleyen bir çocuğun hissettiği o duyguyu kavrayamayız, anlatamayız. Çünkü o acı gerçektir. Ve sanat sıklıkla duygunun tasviridir, kendisi değil.
Kendini güvende hissetmek için sığınacak bir yerinin olmaması, her yaşta yıkıcıdır ancak bu durum, özellikle, dünya içindeki yerlerini arayan küçük çocuklar için daha da yıkıcıdır.
Acı bizi bulmadan, o acı evimizin tam ortasına gelip kurulmadan yasın ne demek olduğunu, ölümün insana ne hissettirdiğini düşünmemiz ve izleyip o acıyla hemhâl olmaya çalışmamız gerekiyor. Aksi halde hazırlıksız yakalandığınızda o büyük acı sizi tarumar edebilir.