Benim ruhum, ilerideki günlerin sisinin ardında yatan bir geleceğin saklı diyarına doğru, başka düşlerin kayıklarında yol alıyordu. Düşlerim bana özgüydü.
Kaderi içinde barındıran boş, anlamsız saatler vardır. Bunlar hemencecik kaybolmak üzere gelen karanlık, kayıtsız bulutlar gibi yükselirler, ama gitmezler, inatla ve ısrarla orada dururlar. Ve kara bir duman gibi yükselir, dağılıp uzaklaşarak yayılırlar, sonra donuk, kasvetli bir grilikle hayatın üzerine kapanıp kalırlar...