Sabahattin akar

Sabahattin akar
@Sabahattinakar

Sabahattin akar

, 2026 okuma hedefini ekledi.
2026 OKUMA HEDEFİ
0/500 kitap - %0 tamamlandı
Henüz kitap okumadı
500 kitap
0 sayfa
1 inceleme
0 alıntı
Her gün 2 kitap okumalı.
Reklam
Adliye Koridorları Düşün C Gül
Puan vermedi
Kitap Değerlendirmesi Adil ve Vicdanlı Bir Savcının Başından Geçenler, gerçek hayattan alınmış hikâyeleri güçlü bir mizansen duygusuyla ve derin bir insani hassasiyetle anlatan, okuru satır aralarında uzun uzun düşündüren bir eser. Anlatım dili sade, akıcı ve samimi; olaylar ise hayatın tam içinden, sahici ve sıcak. Sayfalar ilerledikçe okur bazen hüzünleniyor, bazen tebessüm ediyor, bazen de kendi vicdanıyla baş başa kalıyor. Eserin en belirgin yönü, merkezindeki savcının yalnızca bir hukuk uygulayıcısı değil; vicdanı, ideali ve ahlâkî ilkeleri olan bir karakter olarak karşımıza çıkmasıdır. O, hukuku mekanik bir kurallar bütünü olarak değil; hakkaniyetle, insanı merkeze alarak yorumlayan bir anlayışın temsilcisidir. Empati kurabilen, dinleyen, anlamaya çalışan ve karar verirken adalet duygusunu önceleyen bir duruş sergiler. Özellikle “Ölüm Virajı” bölümünde insan hayatının ne kadar ince bir çizgide seyrettiği çarpıcı bir şekilde ortaya konuluyor. Küçük bir duyarlılığın, zamanında gösterilen bir vicdani refleksin bir hayatı nasıl değiştirebileceği etkileyici bir anlatımla işlenmiş. Bu bölüm, savcının merhametini ve insanı merkeze alan yaklaşımını açık biçimde ortaya koyuyor. “Karakol Denetimi” ise ilke sahibi bir hukuk anlayışının somut bir örneği niteliğinde. Hukukun kişilere göre eğilip bükülmemesi gerektiği ve adaletin herkese eşit uygulanmasının önemi net ve kararlı bir şekilde vurgulanıyor. Karşılaşılan haksızlıklara rağmen geri adım atmayan, hakkaniyeti kişisel ilişkilerin ya da baskıların önüne koyan bir ahlâkî tutum sergileniyor. Bu bölüm, savcının ideallerine sadakatini ve adalet anlayışındaki tavizsizliğini gösteriyor. Bunun yanında “Delice Kanun”, “Oturtan Savcı”, “Hükümlüye Sopa”, “Eşini Döven Talihsiz Adam”, “Personel Memnuniyeti”, “Empati ve Diyalog” gibi
Alıntı
Adliye Koridorları Düşün C GülAsım Ekren · Filiz Kitabevi · 20207 okunma
Bu nasıl adalettir ki Allah'ın yeryüzünde gezdiğim ve Allah'ın yarattıklarıyla yaşadığım bu yıllar boyunca ne paçam günaha bulaştı, ne kötülüğe el uzattım, nede dilime yakışık olmayan bir şeye açtım, hatta çirkinliğin ve kötülüğün hayal ettiğimi bile hatırlamıyorum; Sadece uyanık halim değil, uyku dahi tertemiz ve rüyam güzellik, iyilik ve dindarlıktan başka bir şey görmedim ve görmüyorum... İyide Allah bunu görmüyor mu? Allah bilmiyor mu, kötü bir toplumda adam kalmak,insan kalmak kötülüğe bulaşmamak, dosdoğru olmak ne kadar güçtür, dimdik durmak ve sağlam basmak nasıl da zordur? Görüyor ki kalmışım; sağlam durduğumu biliyor, öyleyse neden ceza veriyor, gazabının cehenneminde yanıyorum, neden içine atıldığım bu ateşi benim için soğutmuyor, çiçek bahçesine çevirmiyor; ben bu zamanın İbrahim'i değil miyim? Nemrut' la ve kavmiyle savaşmış mıyım, ona vefalı kalmamış mıyım? Benim işim zor, kimse bilmiyor; hiç kimse ne olduğunu ve neden olduğunu bilmiyor; kötülük nedeniyle feryat eden, kötülerden acı çeken,eziyete uğrayan... Çirkinliği, sıradanlaştıran ve kötülük yapanın işi zor değildir; çektiği acı iyilikten, eziyeti şefkat olan, temizlikle, dostlukla ve fedakarlıkla olan benim işim zor. Taziye muhabbet ve vefaya boğulmuşum ama eziyet görüyorum! Eziyet veriyorum, ne yapayım? Dermanı olmayan derde sitem ediyorum... Ali Şeriati/ Yanlızlık Sözleri.
Hayatını adalet için feda eden kimse, kendisinin adaletten istifade etmediği halde hayatını adalete kurban etmek ne büyük idealdir.
Sayfa 51 - Fecr·Kitabı okudu
Tarih
Bütün büyük insanlar idealisttir. Büyük atomcu olan Japon düşünür, ücretin ne kadar, diyen arkadaşına cevaben şöyle diyor: 500-600 Frank. Eğer fabrikada çalışsaydım, elli-yüzbin tümen verirlerdi; ama üniversitede çalışıyorum. Arkadaşı niçin diye sorduğunda şöyle diyor: Fabrikada beynimi satıyorum, o karnımı doyuruyor; fakat üniversitede beynim bana aittir.
Sayfa 51 - Fecr·Kitabı okudu
Tarih
Reklam